Etiket arşivi: Kur’an-ı Kerim meali

Nûr Suresi / سُورَةُ النُّور

İndir (PPTX, 232KB)

 بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Nûr Suresi Meali/Yor(umla)ması

سُورَةٌ اَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَاَنْزَلْنَا ف۪يهَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ ﴿١﴾
اَلزَّانِيَةُ وَالزَّان۪ي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍۖ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۚ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَٓائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾
اَلزَّان۪ي لَا يَنْكِحُ اِلَّا زَانِيَةً اَوْ مُشْرِكَةًۘ وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَٓا اِلَّا زَانٍ اَوْ مُشْرِكٌۚ وَحُرِّمَ ذٰلِكَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ

1. (Bu) Bizim inzâl ettiğimiz ve (hükümlerini üzerinize) farz kıldığımız bir sûredir. Belki düşünüp öğüt alırsınız diye onda açık seçik âyetler indirdik.
(Nür/ışık) Sure o ki onu indirdik, ve onu farz yaptık ve onda açık seçik ayetler indirdik
2. Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dininde (hükümlerini uygularken) onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir gurup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.
3. Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir. Bu, müminlere haram kılınmıştır. *

Tâ-Hâ Suresi / سُورَةُ طٰه

İndir (PPTX, 334KB)

 بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Tâ-Hâ Suresi Meali/Yor(umla)ması

طٰهٰۜ ﴿١﴾
مَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لِتَشْقٰىۙ ﴿٢﴾
اِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۙ ﴿٣﴾
تَنْز۪يلًا مِمَّنْ خَلَقَ الْاَرْضَ وَالسَّمٰوَاتِ الْعُلٰىۜ ﴿٤﴾
اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى ﴿٥﴾
لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرٰى ﴿٦﴾
وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى ﴿٧﴾
اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى

1. Tâ. Hâ. (T, H)
2, 3. Biz, Kur’an’ı sana, güçlük çek-, (bedbaht ol-, eşkıya ol-/-lık et …??) esin diye değil, ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.
4. (Kur’an) yeri ve yüce gökleri yaratan Allah tarafından (peyderpey??) indirilmiştir.
5. Rahmân, Arş’a istivâ etmiştir??/seviye vermiştir
6. Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunan şeyler ile toprağın altında olanlar (da??) hep O’nundur.
7. Eğer sen, sözü? açıktan söylersen?, bilesin ki O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
8. Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur.

İsrâ Suresi / سُورَةُ بنى اسرآئيل / الإسرَاء

İndir (PPTX, 2.62MB)

İsrâ Suresi / سُورَةُ بنى اسرآئيل / الإسرَاء

سُبْحَانَ الَّذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ ﴿١﴾
وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلًاۜ ﴿٢﴾
ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۜ اِنَّهُ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا ﴿٣﴾
وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْلُنَّ عُلُوًّا كَب۪يرًا ﴿٤﴾
فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ اُو۫لٰيهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَنَٓا اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِۜ وَكَانَ وَعْدًا مَفْعُولًا ﴿٥﴾

1. … ona ayetlerimizden gösterelim diye
(Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya (uzaktaki, ucada, uç noktadaki mescid) götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.
2. Biz, Musa’ya Kitab’ı verdik ve İsrailoğullarına: «Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin» diyerek onu (Kitab’ı) bir hidayet rehberi yaptık.
3. Zürriyetleri, Kimi ki Nuh ile birlikte/ Nuh’un yanında (-ki kimdi? ve bu hitap kime?) taşıdık. (Bilin ki (siz)) Gerçekten o (kişi) (sizin ata babanız) çok şükreden bir kul idi. (Şimdi siz, Nuh ile taşıdığımız o kişinin zürriyeti, iyi dinleyin!??)
4. Biz, Kitap’ta İsrail oğullarına(onlara): Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye kaza ettik.
5. Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (onları) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaat idi.

A’râf Suresi / سُورَةُ الاٴعرَاف

İndir (PPTX, 616KB)

 بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
الٓمٓصٓۜ ﴿١﴾
كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ ﴿٢﴾
اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَ ﴿٣﴾

A’râf Suresi Meali/Yor(umla)ması

1. Elif. Lâm. Mîm. Sâd. ( Æ L M S )
2. (Bu??), kendisiyle insanları?? uyarman, inananlara öğüt(nasihat)?? vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.
1. Kitap?? (o ki, o) sana, iman etmiş olanları onunla uyarman ve bir zikir (anmak, hatıra getirme…// andırmak, çağrışım yap(ıl)ma/ ders çıkar(ıl)ma??) -sı için indirildi. Artık ondan (onun ne amaçla indirildiği konusunda??) kalbinde bir darlık olmasın.
2. Kitap (o ki, o) sana indirildi. Artık ondan (1. kitaptan??/ 2. sana indirilen bir kitap olup olmadığından??) kalbinde bir darlık olmasın. [Kitap ( ki onu)] Onunla inananları uyarman ve (inananlara) bir zikir olsun içindir.
3. (Ve Sizler) Rabbinizden size indirilene (Kur’an’a/ kitaba) uyun. O’nu bırakıp da başka dostların peşlerinden/izinden?? gitmeyin. Ne kadar da az öğüt/ders alıyorsunuz!
4. Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik. (ve ey! iman etmiş olduğu halde ALLAH’ı bıtakıp başkalarının izinden gidenler) Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.
5. Azabımız onlara geldiğinde çağırışları, «Biz gerçekten zalim kişilermişiz» demelerinden başka bir şey olmadı.
6. Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz! *
7. Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız (onlara gaip olan şeyleri bir ilimle kıssa edeceğiz). Biz, onlara uzak olmadık. (size de uzak değiliz)
8. O gün tartı haktır. Kimin (sevap??) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

En’âm Suresi / سُورَةُ الاٴنعَام

İndir (PPTX, 3.06MB)

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَۜ ثُمَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ ﴿١﴾
هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلًاۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ ﴿٢﴾
وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ ﴿٣﴾

1. Hamt, gökleri ve yeri yaratan, karanlıklar ve aydınlığı yapan Allah’a mahsustur. ( Buna rağmen) sonra kâfir olanlar Rab’leri ile denkleşiyorlar
O sizi ‘tiin’?den halk etti.
Sonra (size) bir ecel kaza etti.
Ve katında belirli bir ecel.
Sonra siz hâla şüphe ediyorsunuz.
Ve o yerde de gökte de Allah’tır. Sizin gizli açık ne kazanımlar elde ettiğinizi biliyor.
4. Rablerinin âyetlerinden onlara bir âyet gelmeyedursun, o âyetlerden ille de yüz çevirirler.
Ne zaman onlara gerçek geldi, onlar bu gerçeği yalanlamış oldu. Ama yakında onlara alay etmiş oldukları şeyin haberi gelecek.
6. Yeryüzünde sizi yerleştirmediğimiz; gökten inen bolca yağmurları, altlarından akan ırmaklar akan yere onları yerleştirdik.
(ama biz) Onlardan önce (böyle) nice nesil/çağ/devir’ler helak ettik görmediler mi?
Biz onları, günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller yarattık.

Âl-i İmrân Suresi / سُورَةُ آل عِمرَان

İndir (PPTX, 445KB)

الٓمٓۚ ﴿١﴾

  1. Allah, yoktur (ondan başka) ilah (falan), yalnız o vardır. Hayatta(yaşıyor), ve  ayakta(faaliyet halinde)’dir.
  2. Kitap o ki(onu) sana, el  ara-sındakini (ele aldığını)( neyi? başka hangi bir kitabı?)  desteklesin diye,  bir  gerçeklikle  indirdi,

…ve Tevrat’ı  ve İncil’i (de./ …

1- ele aldığını / elinin altındakini?,

2- aynı böyle,  biri diğerini? desteklesin diye) indirdi

İnanlara (İncil ve İsa) öncesinden yol göstersin diye, ve(böylece) Furkan’ı indirdi.

Biz  Musa’ya Tevrat’ı ve Furkan’ı ver-miştik

(50.Ayet; ve İsa: ‘Size haram olan bazı şeyleri helal yapmak üzere gönderildim. Ve bendeki şey (İncil), Tevrat–tan desteklidir.)

Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.

  1. Şüphesiz ki ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. (örtbas edilemez)
  2. Rahimlerde (de??) sizi dilediği gibi tasvir eden, (kaşın, gözün renk veren) O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O mutlak güç ve hikmet sahibidir.
  3. Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun bazı âyetleri muhkemdir ki, onlar ana kitap (kitabın aslı)’dır. Diğerleri ise teşbih/ benze??tmelere dayanır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki teşbih  âyetlerinin peşine düşerler.?? Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; Hepsi?? Rabbimiz tarafındandır, derler. ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.