Oldurgan fiil (ergative verb)

Fiil çatısı nedir? Oldurgan fiil nedir?

.Tanım;

   ..kısaca yalın haliyle öznede ortaya çıkan bir fiilin ( ‘öldü, uyudu, doğdu ‘ gibi) bu kez öznenin kendisinin ortaya koymasına (öl-dürdü, uyu-ttu, doğ-urdu) oldurgan fiil (ergative verb) denir. 

 Türkçede bir ibare –trtür eklerinden birini almışsa

ve bu ibare;

 Bir tabiat sesi (veya benzeri bir şey) ise özne sadece bu sesteki yansımayı yapmıştır.

sü(ü)p-ürdü, fıt-tır

   İbare bir fiilse ve bu fiil hareketi karşıya (bir nesneye) taşımayan yani özneye bırakan (geçişsiz-öznede kalan) bir fiilse, özne hareketi bir nesne üzerine (karşıya) taşımış, fiili oldurgan fiil yapmıştır.

Kedi öldü — Kedi fareyi öldürdü,

Ali uyudu — Ali Ayşe’yi uyuttu.

Yine; öğrendi/ öğretti, korktu/ korkuttu, anladı/ anlattı…

   İngilizcede nesne talep etmeyen fiillerin bir kısmının ( Ergative Verb) kullanıldığı cümlelerde nesne olmadığından, nesneli hale getirirken, yani oldurganlaştırılması yapılırken cümleye sadece nesne konulur.

The kettle boiled._ Su(ısıtıcı) kaynadı.

I boiled the kettle._Suyu(ısıtıcıyı) kaynattım

Diğer nesnesiz fiillerin nesneli hale getirilmesinde fiil tamamen değişir

 The cat died–Kedi öldü.

The cat killed the mouse–Kedi fareyi öldürdü.

   Eğer fiil yalın haliyle hareketi bir nesneye taşıyan (etkin/ etken/ öznenin yaptığı ) fiil (yazdı, taşıdı ) ise, özne bu kez hareketi bir başkasına yaptırmış (yaz-dır-dı, taşı-t-tı), fiil ettirgen bir fiil olmuştur.  Bu durumda cümlenin kurucusu (yüklemdeki kişi) özne, hareketin (fiziksel) yapıcısı ise bir başkasıdır.

Ali’nin annesi Ali’ye mektup yazdı.

_ Ali’s mother wrote a letter to Ali.

  Ali’nin annesi mektubu Veli’ye yazdırttı.

_ Ali’s mother had Veli write the letter.

   Türkçede ve ingilizcede fiilleri oldurgan ve ettirgen hale getirmek
-t/-r/-tür ekleri ve (oldurganlık):
     Fiilleri, bir nesne gerektiren ve bir nesne gerektirmeyen fiiller diye iki bölüme ayırdık diyelim. Nesnenin -i, -e, -den, -ile halinde bulunabileceğini söylemiştik. Tekrar edelim anlaşılması gereken şudur. Bir fiilin nesne alabilmesi için sadece -i halinde bir nesneye sorulan kimi? neyi? sorularına cevap vermesi gerekmez.
…kırdı (neyi kırdı?) Kalemi kırdı,

…dokundu, (neye dıkundu?) Kaleme dokundu,

…hoşlandı, (neyden hoşlandı?) kalemden hoşlandı,

…yazdı (neyle yazdı?) Kalemle yazdı. Derken, kalem her durumda nesnedir.

Örneğin

Ali kalemi kırdı. derken, özne (Ali) hareketi nesneye yükleyerek, nesneye tesir ederek hareketi nesneye yüklemiştir.

Ali kaleme dokundu. Derken, nesneye tesir etmiş fakat nesne tepkisizdir.

Ali kalemden hoşlandı. Derken ise bu kez özne nesneden etkilenmiş, hareket öznede kalmış, özne nesnenin tesiri altında kalmıştır.

Ali kalemle yazdı’da ise nesneyi araç olarak kullanmıştır.

Buraya kadarki açıklamalara göre nesne(subject), öznenin karşısında duran, öznenin kendisiyle etkileşime girdiği; konu, durum, şahıs, zamir, eşya, hayvan vs. dir.

Bundan başka, diğer fiiller yalın halleriyle nesnesizdirler, yani nesne gerektirmezler.    

Gitmek, gelmek, oturmak, kalkmak, ölmek, yaşamak, büyümek, patlamak  gibi.

Türkçede yukarıdaki ekleşmeler (-t, -r, tür ekleşmeleri) nesneli nesnesiz hemen her fiile getirilebilir.

Örnekleyelim:

A) Nesneli fiiller:

Akuzatif (-i hali) Kimi? Neyi?: yazdı/ yaz(dır)dı, taşıdı/ taşı(t)dı, kesti/ kes(tir)di, öğrendi(to learn)/ öğretti(to teach),  gördü(to see)/ gösterdi(to show), anladı(to understand)/ anlattı(to tell), bildi(to know)/ bildirdi (to state)

Datif (-e hali) Kime? Neye?: bakmak/ bak(tır)mak, dokunmak/ dokun(dur)mak , inanmak/ inan(dır)mak vs.

Ablatif (-den hali) Kimden? Neyden?: usanmak/ usan(dır)mak, bıkmak/ bıktırmak, korkmak/ korkutmak

Enstrumental (ile hali) Kimle? Neyle?: barıştı/ barıştırdı, savaştı/ savaştırdı, dövüştü/ dövüştürdü, artıştı/ tartıştırdı
 

B) Nesnesiz fiiller:

Nominatif (yalın hal) Kim? Ne?: öldü(to die)/ öldürdü(to kill), patladı/ patla(t)dı, büyüdü/ büyü(t)tü, yaşadı/ yaşa(t)dı

( yer tümleçli )

Yönelme (-e hali) Nereye?: ulaştı/ ulaştırdı

Yönelme–Ayrılma Nereden? Nereye?: gitmek/ gittirmek veya götürmek, göndermek; gelmek, geldirmek veya getirmek

Çıkma (-den) Nereden?: uzaklaştı, uzaklaştırdı
Gördüğümüz gibi, ekleşmeler hemen her tür fiile getirilebilmektedir.

Şöyle başlayalım: Geçişsiz fiillerdeki hareketler öznede vuku bulur. Yani hareket özne üzerindedir. Nesnesiz fillerde buna dahildir.

   ‘Kedi öldü.’ Bu örnekte ‘öldü’ demekle kastedilen hareket, bir özne olan kedinin üzerinde cereyan eder, ortaya çıkar, ürer. Özne, kendisinde vuku bulmuş bir hareketi kendisi de ortaya çıkarabilir/ ortaya koyabilir/ ür-etebilir/ tür-etebilir. Bunu yaptığında da öznenin karşısında çoğu kez bir nesne vardır. Türkçede bu durumu oluşturmak için –t/ -r/ -tür ekleşmeleri kullanılır. Bu ekleşmeler ile özne, söze konu olan hareketi ortaya koyar ortaya çıkarır, eder, yapar, meydana getirir ve böylelikle hareketi nesnesine taşımak ister ve bununla da fiili geçişli nesne gerektiren fiiller grubuna sokar.

Kedi doğdu – Kedi doğ-urdu. Kedi ne doğurdu? Kedi yavru doğurdu.

Kedi öldü – Kedi öldürdü… Kedi neyi öldürdü? Kedi fareyi öldürdü.

   Ya da hareketi nesne üzerinde etkin hale getirir.

Ayşe uyudu. Ayşe kardeşini uyuttu

Ayşe büyüdü. Ayşe büyüttü… Ayşe kimi büyüttü? Ayşe kardeşini büyüttü.

  Not: Ekleşmeler her zaman fiilleri nesne gerektiren  fiillere döndürmek işinde kullanılmaz elbette.   

   Özne bazen doğa yansımalarını fiille yaparken de bu ekleşmiş unsurlardan yararlanabilir.                

Öks-ürdü, püs-k-ürdü, fış-k-ırdı, ba(ö)ğ-ırdı, del-irdi, çıl-dırdı, fıt-tırdı, ot-urdu gibi

   Bu fiillerin nesne gerektirir hale getirilmesi ise aynı ekleşmelere -t ekleşmesinin katılmasıyla elde edilir. Öks-ür-ttü, püsk-ür-ttü, fışk-ır-ttı, ba-ğ-ırttı, del-ir-tti, çıl-dır-ttı, fıt-tır-ttı,  gibi.

   Böylelikle fiiller nesne gerektirir hale gelmiş olurlar. Bazı doğal yansımalar nesne gerektirir fiil iken -t eki almazlar: süp-ürdü gibi. 

     Bu arada İngilizce için ergative verb’den bahsedelim. Türkçede yukarıdaki ekleşmiş unsurların yazım kurallarına göre hemen her fiile getirilebildiğini görüyoruz. İngilizcede bu durumda nesnesiz fiillerde get/ make/ have ( ileride göreceğiz ) gibi unsurlar da kullanılmaz.
    Bahsedelim: İngilizcede nesne talep etmeyen fiillerin bir kısmının kullanıldığı cümlelerde nesne olmadığından, nesneli hale getirirken, yani oldurganlaştırılması yapılırken cümleye sadece nesne konur.

The kettle boiled._ Su(ısıtıcı) kaynadı.

I boiled the kettle._Suyu(ısıtıcıyı) kaynattım

   Örneğimizden de gördüğümüz gibi ‘boiled’ değişmemiştir. İşte ergative fiil budur. Yani yalın haliyle, geçişli/ nesneli olduğu hal arasında bir fark olmayan fiil. Diğer nesnesiz fiillerin nesneli hale getirilmesinde fiil tamamen değişir ve oldurgan fiilin yalın haldeki fiille ayrımı bu şekilde sağlanır.

The cat died– Kedi öldü. Gibi.

The cat killed the mouse._ Kedi fareyi öldürdü.

   Konumuza dönersek; -t/-r/-tür ekleşmeleriyle yalın haliyle öznede cereyan etmiş geçişsiz bir hareketin, bu kez özne tarafından bir nesne üzerinde ortaya çıkarılmasına veya nesneye geçirilmesine, taşınmasına oldurgan fiil denir. Türkçede fiil, görüntü olarak –t,-r,-tür-ilmiş fiil görüntüsündedir ve gördük ki İngilizcede ya fiilin şekli değişir ya da fiil nesneli bir fiil gibi (ergative verb = hem geçişli hem geçişsiz fiil gibi ) kullanılır.

   Şimdilik örneklerimizin anlam özelliklerini bir kenara koyarak yapmış olduğumuz yapısal işlemi basit bir mantıkla açıklayalım.

   Aslında durum şudur:

   Özne, nesneli /nesnesiz, geçişli/ geçişsiz hemen her fiile bu ekleşmeleri uygularken, fiillerin bu türden özelliklerine bakmaz. Yani, öznenin sadece yapmak istediği bir hareket vardır. Örneğin -ür ekleşmesiyle özne bir hareket meydana getirir/ ortaya çıkarır.

Ör:  ‘öks-ürdü’ _ Ali öks-ürdü Ali öks etti/ Ali öks yaptı’da denilebilir.

Yine, Sssüp-ürdü._ Ali süp-ürdü. Ali odasını süp-ürdü/ süp yaptı.

   Örneklere dikkat edersek, birincisinde nesne yoktur. Özne öks-ürmüştür sadece. İkincisinde ise özne bir yeri süpürür. Süpürürken de çıkan doğal sesi fiilleştirir. Bununla da sssüp-ür-tüm, bu sesin ad olduğu fiili ortaya çıkardım/ süp-ettim demek ister ve bu etme/ urma taktiğini her fiile uygular.

   Aynı durum -t-ür, -et ekleşmeleri için de uygulanır. Öl-(i)t-ür-tüm. Yine, öl-it-tim, denilirdi. Veya öl-ür-düm de… (denilebilirdi fakat bir tarz eki olan –r, genel tarz ekiyle karıştırılabileceği için daha çok –tür ekinin kullanılmasına neden olur.) Biz -ür/-tür ekleşmeleriyle görüntü kazanmış, bir şekle bürünmüş fiillere –t, -r, -tür-ilmiş fiil diyelim. Çünkü ekler birden çok gramer kategorisini karşılamaktadır.

Kısaca;

ür ekleşmesiyle özne bir hareketi ortaya çıkarır/ yapar ve bu hareketin sonucunda ise ortada bir nesne vardır (doğ-urdu) ya da yoktur (öks-ürdü).

tür ekleşmesiyle de özne bir hareketi meydana getirmiş, ortaya koymuştur ve yine bu harekeketin sonucunda ortada bir nesne vardır (öl-dürdü) veya yoktur (çıl-dırdı) veya işi yaptırdığı bir nesne vardır (kırdırdı) ve yine –t(et) ekleşmesiyle de aynı şekilde. Fakat -t ekleşmesi -ür/-tür ekleşmesinin eklenemediği durumlarda fiil köküne eklenir. Biz bu açıklamada sadece bir taktikten, yapısal bir işlemden, bir görüntüden bahsetmiş olduk.

   Şöyle de bakılabilir:

   Eğer türkçeyi öğrenen biriyseniz , ‘öldüm, uyudum, doydum, anladım, öğrendim, kandım, inandım, sevindim, korktum, bıktım, usandım’ gibi, kendinizde cereyan eden veya kendinize dönük bir hareketi, karşınızdaki nesneye döndürmek/ taşımak veya hareketin nesneniz üzerinde cereyan etmesini istiyorsanız, yani fiili geçişli bir fiil haline döndürmek istiyorsanız, bağırmak’taki ba’yı nasıl ki -ır-dıysanız, doymak’taki doy’u, ölmek’teki öl’ü de aynı şekilde-ür’ün/-tür’ün. Yalnız, fiil kökü sesliyle bitiyorsa bunu yapmayın çünkü sesli harften önceki harfler bir varlığa ad olmuş isim olabilir ve sesli harfi de onun hal eki olabilir. Bu durumda bir hareket değil bir eşya ortaya çıkarmış olursunuz.

Yani:

Oku-urdu derseniz ok’u üretmek, ok yapmak, gibi bir anlam çıkabilir. -et fiilini/ ekleşmesini bu yüzden kullanırız. Oku-etti(okut-tu), büyü-et(büyüt-tü) gibi.
   Artık bir hareketi -ür/-et/-tür müşsünüz. Amacınız, karşınızdaki nesnenizdi. Öyleyse bu harekete nesnenizi de katarsanız ifadeleriniz; Fareyi öl-dürdüm, Bebeği doy-urdum/ ye-dirdim, Çocuğu büyü-ettim örneklerinde olduğu gibi şekillenmiş olur. Böylelikle de fiilleri oldurganlaştırmış (ergative verbs or others) olursunuz.

  ingilizcede buraya kadarki kısım ya ergatif fiillerle ya da fiillerin şeklinin değişmesiyle karşılanırdı. öğrendi(to learn)/ öğretti(to teach), gördü(to see)/ gösterdi(to show), gitmek(to go)/göndermek(to send), gelmek(to come)/ ge(l)tirmek(to bring).

———————————————————————————————–

Ettirgen ( causative ) fiil nedir? 

   Aynı şey yalın haliyle zaten nesnenize döndürmüş veya geçirmiş olduğunuz geçişli fiillerin kullanıldığı ifadelerdeki nesneniz ile de yapılabilir.

   Mektubu yaz-dır-dım. gibi. Gördüğünüz gibi, işlem aynı işlem.              -dır’mayı yapan yine sizsiniz.  

   Yani, ben yazmıyorum da ‘yaz-dır-ıyorsam’ demek ki ben sadece hareketi -dir’mişimdir o kadar. Fakat hareketin fiziksel yapıcısından yani mektubu kimin yazdığından henüz söz etmemişimdir demektir.

   Eğer hareketi fiziksel olarak gerçekleştiren yapıcıyı ifadeye katacaksam, bunun için ayrıca bir –t eki ilave etmem gerekecektir.

   Mektubu Veli’ye yazdırttım Ya da, Fareyi Veli’ye öldürttüm. Gibi.

    Bundan sonra ; diyelim ki (yaz’ı ) -tırmayı veya (öl’ü ) -türmeyi (ölmeyi, yazmayı değil kendim yapmak istemiyorum. Bu durumda;

Mektubu yazdır(e)ttırdım Ya da,

Fareyi öldür(e)ttürdüm. Derim. Burada da öldür ettirmeyi kime yaptırdığımdan söz etmemişimdir.

Mektubu Veli’ye yazdır(e)ttırttım Ya da,

Fareyi Veli’ye öldür(e)ttürrttüm. Dersem , yine bir –t eki katarak bu bir başkasını belirtirim.

Özetle; Türkçede bir ibare –t –r –tür eklerinden birini almışsa …ve bu ibare;

Bir tabiat sesi (veya benzeri bir şey) ise özne sadece bu sesteki hareketi yapmıştır. Ör: sü(ü)p-ürdü, fıt-tırdı

İbare bir fiilse ve bu fiil hareketi karşıya (bir nesneye) taşımayan yani özneye bırakan (geçişsiz-öznede kalan) bir fiilse, özne hareketi bir nesne üzerine (karşıya) taşımış, fiili oldurgan fiil yapmıştır. Ör:

Kedi öldü — Kedi fareyi öldürdü, (oldurgan fiil )

   İngilizcede nesne talep etmeyen fiillerin bir kısmının ( Ergative Verb’lerin) kullanıldığı cümlelerde nesne olmadığından, nesneli hale getirirken, yani oldurganlaştırılması yapılırken cümleye sadece nesne konulur.  Ör:

The kettle boiled._ Su(ısıtıcı) kaynadı.

I boiled the kettle._Suyu(ısıtıcıyı) kaynattım
Diğer nesnesiz fiillerin nesneli hale getirilmesinde fiil tamamen değişir.

The cat died–Kedi öldü.

The cat killed the mouse–Kedi fareyi öldürdü.
   Eğer fiil yalın haliyle hareketi bir nesneye taşıyan (etkin/ etken/ öznenin yaptığı) fiil (yazdı, taşıdı ) ise, özne bu kez hareketi bir başkasına yaptırmış (yaz-dır-dı, taşı-t-tı), fiil ettirgen bir fiil olmuştur. Bu durumda cümlenin kurucusu (yüklemdeki kişi) özne, hareketin (fiziksel) yapıcısı ise bir başkasıdır.

   İngilizcede ettirgenliğe ‘causative’ denir. Ettirgenliğin sağlanması ise,

Have

Make + sth + Verb-ed3 kalıplarıyla elde edilir.

Get 

   Not; İngilizce için verilmiş bu örneklerde özne hareketi yaptırırken kime yaptırttığını bildirmez. Bu yüzden de fiillerin ‘perfect participle_ bitmiş tarz sıfat fiil’ halini ( kırık/ kırılmış/ kırılı) kullanır. Causative verb’lerde hareketin kime yaptırıldığı bildirilirse fiiller yalın halleriyledir.
    Bu durumda Türkçede, eğer hareketin kime yaptırıldığı belirtiliyorsa –dır ekinden sonra fiile bir –t eki ilave edilir.
    Yani,

‘Adını listeye yazdırdı.’ Denir.

‘Adını Veliye yazdırdı.’ Denmez.

‘Adını Veli’ye yazdırttı.’ Denilmesi gerekir.

Örnekler:

I had my hair cut .(3) _ Saçımı kestirdim.

I had my son cut (1) his hair._ Oğluma saçını kestirttim. 

I got my house painted(3)_ Evim boyattırdım

I got my son to paint(1) his house_ Oğluma evini boyattırtdım

     İngilizcede ‘have’ ‘make’ ve ‘get ‘ fiilleriylede ettirgenlik sağlanabilir farklı olarak ‘make’ile yapılan ettirgenlikte bir zorlama, ‘get’ ile yapılan ettirgenlikte ikna yoluyla bir   hareketi yaptırma anlamı vardır.

tablo-2

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir