Gereklilik/ zorunluluk kipi (-meli/-malı (must/ have to+V)

 

     Türkçede bir fiil meli/-malı eki almışsa (çalış-malı/ çalış-ır olmalı / -ıyor olmalı/ –mış olmalı) kipler;

    a) gereklilik

    b) yüksek olasılık bildirebilmek için oluşturulmuş kip(kalıp)lerdendir

   Simple aspect ;

   He must go–Gitmeli (gitmesi gerekir-gereklilik.)

   He must be at home–Evde olmalı  (Çok önce yola çıktı, eve varmıştır.)

   Continuous  aspect:

   He must be sleeping–Uyuyor olmalı  (Çok yorgundu, uyuyordur.)

    Perfect tarz:

   He must have finished(3) his homework  (Ödevini bitirmiş olmalı.)

 

   Bu arada, have/ has to+V, mek zorunda olmak anlamında zorundalık bildirir.

   He had to do it–Bunu yapmak zorundaydı.

   He will have to do it–Bunu yapmak zorunda. (olacak)

   İngilizcede must_-meli/-malı modal fiili; esasen gereklilik bildiren bir modal fiildir ve tıpkı can ve may modal fiilinde olduğu gibi, Türkçe anlamından da anlaşıldığı üzere, olasılık anlamını verebilir. Olasılığı simple tarzda da verebilen must’ın olasılık anlamı diğer tarzlarda daha da belirgindir. Örnekleyelim;

          

   Simple aspect ;

   He must go–Gitmeli (Gitmesi gerekir-gereklilik),

   He must be at home–Evde olmalı (Çok önce yola çıktı, eve varmıştır)

   Continuous aspect ;

   He must be sleeping–Uyuyor olmalı (Çok yorgundu, uyuyordur)

   Perfect  aspect ;

   He must have finished his homework–(Ödevini bitirmiş olmalı)

 

   Ayrıca, have/ has to+V, mek zorunda olmak anlamında zorundalık bildirir.

   He had to do it–Bunu yapmak zorundaydı.

   He will have to do it–Bunu yapmak zorunda. (olacak)

        

   Not: –ebilir/-abilir eki, (can/may) anlamını aynı anda verdiğinden bu konuyla ilgili tabloya İngilizce açısından bakmak daha yararlı olacaktır.

   Değinilmesi  gereken bir konu daha var: İngilizcede fiiller; sınırlı-durum gösteren (stative) ve sınırsız-hareket gösteren (dynamic verbs) fiiller olmak üzere iki bölüm altında da incelenirler. Stative verb’ler temel anlamları itibariyle continuous tarzlarda kullanılmazlar. knowbilmek/tanımak, understandanlamak gibi.

   Bunun gerekçesi şudur: Gerçekten de bu türden fiillerin temel anlamlarına bakarsak devam ettirilemeyecek fiiller olduklarını anlarız. Yani, ‘Ben bu konuyu biliyorum/tanıyorum–I know this subject.’ derken, devamlılık kastedilmez. Bir şeyi ya biliyorsunuzdur ya da bilmiyorsunuzdur. Bir şeyi yapmak zorunda kalmak (have to) veya yapabilmeye gücü olmak da (be able to) aynı türdendir. Bunun için continuous ve perfect continuous tarzlarda kullanılmazlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir