Etiket arşivi: infnitive

Zarf fiil (verbal adverb )

   Filimsiler / eylemsiler zarf fiil nedir?  fZarf fiil (verbal adverb) nedir? Tan

ımı;Tanımı

 Karşıdaki varlığın yapmış olduğu hareketin başka bir hareketle ilintili olması, bir başka hareketle nitelenmesi.
 Fiiller veya hareketler tabiatta cereyan ederken, sıradan bir hareketten ayırmak için bir kısım özellikleriyle birlikte de anılabilirler. Bu ayırt edici özelliklere zarf denir.

Konuştu_ Nasıl konuştu? Akıcı (bir şekilde) konuştu.

Hızlı (bir şekilde) koştu.

Çabuk (bir şekilde) yoruldu gibi.

 Böylelikle hareketin nasıl gerçekleştiğini de katarak ifade daha da belirgin hale getirilmiş olur.
 Tabiattaki hareketler/ fiiller zarflarıyla anıldıkları  gibi bir başka hareketle de anılabilirler veya bir başka hareketle ilintili olabilirler. Bu hareketler zarflarda olduğu gibi cümlenin yüklemindeki fiilin veya hareketin ne şekilde gerçekleştiğini bildirirler. Bu durumda ortada iki hareket vardır.

 Yani zarf fiil demekle iki ayrı hareket kastedilir. Haliyle zarf fiiller de esasen fiil oldukları için birer biçime/ tarza bağlı olurlar.

 Yani, özne, esas fiille kastedilen hareketi devam ettiriyorken veya bitirmişken, zarf fiille kastedilen hareketi de ya aynı şekilde devam ettiriyordur ya da zarf fiille kasdedilen hareketi bitirmiş olarak esas fiili devam ettiriyordur veya ettirmiş, ettirmektedir.
 

Bağırarak konuşma! (bağırma-y-lan)_ Don’t speak yelling! ya da

Bağırmadan konuş! (bağırmaksızın)_ Speak without yelling

Dersini çalış(-ma-y)ıp, çalış(-ma)mış olarak) geldi. Ya da,

Dersini çalışmadan gelmiş.

Türkçede zarf fiili belirleyen ek –erek/ –arak ekidir. Zarf fiilin tarzları ise;

 –er olarak _ Arabamı ona çalışır olarak (bir şekilde) vermiştim.

-erek _ Sinirlerini sigara içerek yatıştırmaya çalışmamalısın.

-iyor olarak _  Geldiğinde onu kapıda bekliyor (olarak/ halde) bulunun.

 –mış olarak _ Dersinize çalışmış olarak gelin.

(olmsz) içmemiş olarak_

(olmsz) içmeden_

 Zarf fiilde dikkat edilmesi gereken şey şudur. Bir kere diğer fiilimsiler ( mastar ve sıfat fiil de )  olduğu gibi zarf fiilde de şahıs ve zaman kastı yoktur. Ya esas fiille bir beraberlik/ dolanmışlık/ katışıklık ya da berabersizlik durumu bildirilir. 

 Zarf fiille kastedilen hareket bitmiş olarak da olsa esas fiille kastedilen hareketle bitmişlik durumuyla/ bitmiş vaziyette birliktedir.

 Yani, ‘Bağırarak konuştu’ derken konuşmanın bağırmalı bir şekilde gerçekleştiğini veya bağırma hareketini bünyesinde barındırdığını kastederiz. Bağırmadan konuştu’da ise bu kez hareketin bağırma(k)sız/ sakin bir şekilde gerçekleştiği veya böyle bir hareketin fiilin bünyesinde olmadığını kastederiz.

 Dersini çalışmadan gelmiş’te de aynı durum vardır. Bu ifade, ‘Dersini çalış(ma)mış bir şekilde geldi.’ Şeklinde de söylenebilir. Dersini çalışıp gelmiş’te ise zarf fiilldeki hareket bitmiş bir vaziyette esas fiille birliktedir.
 Kısaca, Konuşkan adam’da nasıl ki bir fiil, sıfat gibi görev alıyorsa bağırarak/ bağırmalı konuşmak, bağırmadan/ bağırmaksız konuşmak’ta da fiil bir zarf gibi görev alır.
 

 Not: Türkçede -iken, -dıkça, -den önce/-dan sonra, -dıktan sonra, -den beri(-eli,-alı) v.s ekleri birer zaman bildirip iki ayrı yargıyı bağladığı için bağlayıcı (conjunction) eklerdirler. Çünkü bir hareketin esas fiille kastedilen hareketten önce, sonra veya aynı zamanda gerçekleşmesi, esas fiile bir özellik katmaz veya fiilin nasıl gerçekleştiğini bildirmez. Yani, hareketlerin gerçekleştiği zamanlar hareketin bir özelliği değildir. Ve bu ekler hareketin ne şekilde cereyan ettiğini veya nasıl bir hareket olduğunu değil sadece esas cümlenin fiiliyle yardımcı cümlenin fiilinde kastedilen hareketlerin birbirleriyle olan zaman ilşkisini kurarlar.

 Aşağıda göreceğiniz gibi bu ekler, bileşik/komplex cümlelerin yan cümleciklerinde (clauses) bahsedilen hareketle, esas cümledeki hareketi öncelik, sonralık, aynı andalık vs. durumları bakımından tamamlayan bağlayıcılardır (conjunction)

When_ –dığında, –ınca 

When I go to the party, I’ll call you._ Partiye gidince (gittiğimde/ gittiğim zaman) seni arayacağım.

While_ -iyor iken 

While I was going to the cinema, the film began._ Sinamaya gidiyor iken film başladı. ya da; …gidiyor bulunmuş film başladı.

After_ –dikten sonra 

After I went to the cinema, the film began_ Sinemaya gittikten sonra film başladı.

After V-ing_-andan sonra After comleting this form, give it to the secretary_ Bu formu doldurandan sonra sekretere ver. ya da; … doldurduktan sonra

Gerund nedir?

Fiilimsiler/ eylemsiler İngilizcede gerund nedir?

Gerund nedir? Tanım;

 İngilizce için gerund konusu sorunlu konulardan biri olarak görünmektedir. Şöyle başlayalım; kısaca bir fiilin –ing eki almış halidir. İngilizcede –ing eki almış fiillere dilde kullanılış yerlerine göre bir bakalım:

waiting boy  _ bekleyen çocuk  (sıfat tamlaması)

waiting car _ bekleyen araba   (sıfat tamlaması)

waiting room  _ bekleme odası  (isim tamlaması)

The boy is waiting _ Çocuk bekliyor/bekleyendir. (present continuous_ şimdiki devam tarzı)

The boy had been waiting _ Çocuk beklemekteydi/ bekleyen bulunmuştu. ( past perfect continuous)

I saw  him waiting _ Çocuğu beklerken gördüm.

He went without waiting _ Beklemeden/ beklemeksizin gitti.

He  spent  his  by  waiting  _ Vaktini onu beklemekle/ bekleyerek geçirirdi.

Waiting is boring  _ Beklemek sıkıcıdır.

I dont love waiting  _ Beklemeyi sevmem.

I don’t like waiting  _ Beklemekten hoşlanmam.

 Örnekleri gördük. Demek ki –ing eki aynı anda birçok gramer kategorisini karşılayabilmekte. Peki ek bir tek ekse (-ing) nasıl oluyor da bütün bir gramer kategorisini karşılayabiliyor?

Durum şöyle açıklanabilir: Örneğin,

sleeping boy  _ uyuyan çocuk 

 Bu örnekte  -ing eki Türkçede  -en/-an sıfat fiil ekine denk gelir. (uyu-y-an), aynı çeviri ‘uyu yapan’   ya da   ‘uyku yapan’ diye de çevrilebilir. Başka bir örnek,

sleeping pill  _ uyku hapı 

 Az önceki ‘sleeping boy’ örneğine göre  ‘sleeping pil’ örneğini çevirdiğimizde çeviri ‘uyuyan hap’ diye çevrilmeli. Çevrilmeli fakat hap’ın akli ve fiziki özeliğinin böyle uyuma hareketini karşılaması sık karşılanan bir durum olmadığından anlamı birebir karşılamamakta. Fakat, ‘waiting car’  örneğinde (bekleyen araba) derken arabanın bekleyebilme özelliği, anlamı karşılayabilirken uyuyan hap’ta bu özellik aranmaz. Yine, ‘uyuyan doğa’, ‘uyuyan yanardağ’ diğer örneklerimiz olsun…

Öyleyse,

sleeping boy  _uyuyan çocuk

sleeping pill  _uyuyan hap  dendiğinde ne anlatılır?

Aslında örnekleri şu şekilde çevirirsek, 

sleeping boy  _uyu yapan/ uyku yapan çocuk

sleeping pill  _uyu yapan/ uyku yapan hap anlam alınmış olur.

 Şimdi ise yukarıda kategorilerine göre  -ing eki almış örnekleri bu mantığa göre yeniden çevirelim.

waiting boy _ bekle yapan çocuk  (sıfat tamlaması)

waiting car  _ bekle yapan araba   (sıfat tamlaması)

waiting room  _ bekle yapan oda   (isim tamlaması)

The boy is waiting  _ Çocuk  bekle yapandır. (present continuous)

 The boy had been waiting   _ Çocuk bekle yapan bulunmuştu/ beklemektey

I saw  him waiting _ Çocuğu bekle yapan gördüm./ …beklerken gördüm.

He went without waiting _ Bekle yapansız (beklemeksizin) gitti.

He spent his  by  waiting  _ Vaktini onu bekle yapanla (beklemekle) geçirirdi.

Waiting is boring  _ Bekle yapan (beklemek) sıkıcıdır.

I dont love waiting _ Bekle yapan-ı (beklemeyi) sevmem.

I don’t like waiting  _ Bekle yapan-dan (beklemekten) hoşlanmam.

 Böylelikle örnekleri çevirmiş olduk. Örneklerdeki yeşil renkli –ing ekli fiillerde hareketin yapıcısı söze konu unsur (boy, car, room, The boy, him) iken diğer –ing ekli fiillerde hareketin yapıcısı fiilin bizzat kendisidir.

   İşte ‘gerund’ budur. Yani gerund fiille kastedilin hareketin yaptıranının fiilin bizzat kendisi olmasıdır.  Buna göre,

sleeping pill  _ uyu yapan hap/ uyku yapan/ uytan (uyu eden) hap. Diye,

I don’t like waiting _ Bekle yapandan/ bekleten (hareket)’ten  hoşlanmam. Diye çevrilir.

 Örneğin:

‘I didn’t like his speaking loudly’  derken,

Onun yüksek sesle konuş(yap)an (hareket)’inden hoşlanmadım.’ denmek istenir.

 Demek ki artık fiil bir ismi nitelemiyordur. Yani, ‘yüksek sesle konuş(yap)an öğrenci’ değil, ‘yüksek sesle konuş(yapan) hareket’ tir. Şimdi de yapıyı cümlenin başına alalım yani özne olarak kullanalım;

Speaking English is good your practice._ İngilizce konuş(yap)an (hareket), pratğin için iyidir. 

Örneğimizden de gördük; -ing yapılı fiil, cümlenin kurucusu, yargıya konu unsur oldu.

Gerund; ister cümlede özne ister nesne olsun, -ing ekli fiilin hareketin yapanını değil de bizzat hareketin kendisini vurgulamasıdır.

Örnekler;

I don’t like smoking _ Tütsü-yapan (hareket)’ten hoşlanmam.

But, I like to smoke_ Tütsü yapmak (sigara içmek) hoşuma gider.

Gerund için bilinen örneklerden bir kaçını görelim.

I forgot to give the money_

Ona parayı verme(k)yi unuttum. (gidip vereyim bari)

I forgot giving the money_

Ona parayı verdi(k)ğimi unuttum. Ya da 

(bana) ‘veryapan’(bana) ‘verdiren-i’, (verdiren hareketi) (unuttum)

Yine;

I remembered to take  my vallet_

Cüzdanımı almayı hatırladım. (gidip alayım)

I remembered giving my vallet_

Cüzdanımı aldı(k)ğımı hatırladım.

İşte, örneklerin birincilerinde ‘to’ ile -ma(k) mastar anlamı alınabilirken, ikincilerinde –ma(k) anlamı alınamıyor. Başka bir örnek;

waiting room_ …. ….

waiting car_ …. ….

 Bu iki tamlama, iki isim (cansız isim) (oda, araba), bir hareket ve bir tek ekten (-ing ekinden) oluşur. Türkçedeki karşılıkları ise (birebir çevirisi değil)

waiting room_ bekleme odası

waiting car_ bekleyen araba şeklindedir.

 İşin Türkçe tarafına bakıldığında birincisi –me/ -ma mastar yapma ekiyle karşılanırken, ikincisi –en/-an sıfat fiil ekiyle karşılanmıştır. Yine, birincisinde hareket, ikincisinde hareketin yapanı (beklemeyi yapan araba) vurgulanmıştır. İngilizce tarafında ise fiiller ve eklerinde tamamen bir benzerlik görülürken, niteledikleri isimlerin her ikisinde de canlı veya şuurlu olma durumu görülmemektedir.

 Burası şöyle açıklanabilir: Waiting room’un birebir çevirisi ‘bekle yapan/ bekleten oda’dır. Sonuç olarak dilsel olarak hareketin yapanı gene de oda’dır. Ayrıca İngilizcede bu hareketin yapanı olmak anlamı üzerinden diğer fiilimsi kategorisi, zarf fiillerde oluşturulmaktadır.

Don’t speak  yelling_

Bağıran/ bağır yapan/ bağır eden (hareketle) konuşma!

 I saw him crossing the street_

Onu yolu  keçen (geçerken) kördüm. (Azerbaycan Bölgesi)

 

Sıfat fiil (verbal adjective)

Sıfat fiil (verbal adjective) nedir?

Fiilimsiler/ eylemsiler, Fiilimsi nedir? Sıfat fiil/ ortaç nedir?

Tanım; 

  Kısaca  karşıdaki varlığın, yapmış olduğu hareketle nitelendirilmesidir.

 Şöyle ifade edilebilir: Esasen sıfatlar cümlelerde isimlerden önce gelerek birlikte bir tamamlık oluştururlar, yani isimleri niteleyerek ifadeye ayırıcı bir özellik katarlar. 

 Karşımızda birden çok kişi var ve bu kişilerden birinden bahsedeceksek bu birini diğerlerinden ayırmak için kişinin belirgin bir özelliğini söyleriz. Kişi uzunsa ‘uzun adam’ ,  şişmansa ‘şişman adam’ deriz.

 Yani varlıklar, nitelik (diğer şeylerden ayrılan özellik)’leriyle ayırt edilebileceği gibi, hareketleriyle de ayırt edilebilir. Adam konuşuyor halde olan biriyse ‘konuşan adam’ deriz. Böylelikle bir hareketi veya fiili sıfat gibi kullanmış oluruz.

  Türkçede sıfat fiil için –en/ –an eki, İngilizcede; devam tarzı için –ing takısı, bitmiş tarz için –ed (fiilin 3. perfect participle ) hali kullanılır. Demek ki sıfat fiiller de esasen hareket kökenli olduklarından bir tarza bağlı olabilirler.

Genel tarz;  

er olan  _ Çalışır/maz (durumda) olan saatleri bu kutuya koyarsın.

Dakik/ Yalın tarz;   

en _ Sigara içmeyen (insan) sağlıklı olur.

Devam eden;

yor olan _ İstanbul’a  gidiyor olan (giden) değerli  yolcular

Bitmiş tarz; 

miş olan _ Aranızda İstanbul’a  gitmiş olan (giden) var mı?

ık olan _ Arası buzuk olan insanları  barıştırır,  düşkünlere yardım ederdi.

dık olan _ Tanıdık (olan) bir yüz arıyordum.

  Not: Fiilimsilerin, zaman  ve şahıs unsuru taşımayan fakat tarz unsurlarıyla bulunabilen ve bu şekliyle cümlelerde birer isim, sıfat ve zarf göreviyle kullanılan fiiller olduklarını söylemiştik

acak olan_ Çıkacak (olan) kan damarda durmaz. 

 Örneğimizden de görüldüğü gibi gelecek zaman eki ‘–ecek’ zaman bildiren bir ek olmasına rağmen fiilimsi (sıfat fiil) olarak kullanılmıştır.

 Bu durum şöyle açıklanır: Aslında Türkçede gelecek zaman, hem dilsel ve hem de fiziksel olarak hazır zamanda gerçekleşir.

 Bu kısacık geçişten sonra görüldüğü gibi, yukarıda örnekleriyle verdiğimiz sıfat fiiller, tarz eklerinden oluşan eklerdir.

 Yine, fiillere ilişik bu unsurlar ‘-ol’ yardımcı filine ekli ‘-en/-an’ eki olmadan da ifadeyi tamamlayabilir.  ‘Yanmış ev, tanıdık adam, çözük ip’ örneklerinde olduğu gibi.

İngilizcede sıfat fiil;

 İngilizcede sıfat fiil ‘participle olarak adlandırılır ve iki alt başlığa ayrılır.

progressive participle_ devam tarzı sıfat fiili (–ing  eklenir; sleeping child_ uyuyan çocuk)

perfect participle_ bitmiş tarz sıfat fiili (–ed3  eklenir_ having slept _uyumuş)

 Bu arada şundan bahsetmek gerekir: Şimdiye kadar fiillerin çekimlerini işlerken çekimlerin şahsını, zamanını, tarzını ve kiplerini gördük. Türkçe tarafından hatırlayalım; 

 Türkçede –, –ecek ve –ecekti eklerini zaman ekleri; –er, –yor, –mış, –makta eklerini tarz ekleri olarak bildik. Tarz eklerinden –mış ekini geçmiş zaman eki olarak değil bitmişlik eki olarak gördük.

 Yani, Çalışmış olmak, çalışmış olma, çalışmış olan, çalışmış olabilir, çalışmış olmalı, çalışmış olsa, çalışmış ol, çalışmış olasın… çekimlerinin her birinde –mış eki bitmişlik bildirirdi.

 Öyleyse bundan sonra; çalışır olan, çalışan, çalışıyor olan, çalışmış olan, çalışmakta olan … gibi sıfat fiilin tarzına göre çekimlenmesinde de –mış ekli fiilin bitmişlik bildirmesi gerekir.

 Dolaysıyla İngilizcede bunun karşılığı past participle (geçmiş zaman fiili sıfatı) değil, perfect participle (bitmiş tarz fiili sıfatı) olmalıdır.

 Bu hatırlatmadan sonra tekrar konumuza dönelim.

 İngilizcede sıfat fiillerle verilecek olan mana Türkçedeki gibi bir tamlama şeklinde verilmez. Daha çok ayrı bir cümle şeklinde verilerek ifade edilir.

Devam tarzı:   çalışıyor olan

The man   who     is     working …_ çalışıyor olan adam

 adam    kim ki  o’dur  çalışan

Bitmiş   tarz:  çalışmış olan

The man    who     has    worked…_ çalışmış olan adam

 adam     kim ki  o’dur  çalışmış

Mastar/ isim fiil (infinitive)

FMastar (infinitive) nedir?

Filimsi Nedir? Mastar (İnfinitive) nedir?

Tanım;

 Türkçede –mek/-mak ekiyle, İngilizcede ‘to’ mastar yapma unsuruyla elde edilir.

  Herhangi bir şahsa ve belirli bir zamana bağlı olarak tabiatta çekimli halde bulunan, varlıklara ait hareketleri bildiren fiillerin kendilerinden bahsedilmesine veya aynı cümle içerisinde bir başka fiille kullanmak için, çekimlilik unsurlarından şahıs ve zamanın kaldırılıp sabitlenmesine mastar denir.

 Fiiller tabiatta ya geçmiş (Çalıştı –He worked) ya şimdi (Çalışıyor –He is working) ya da gelecek (Çalışacak –He will work) zamanda bir şahsa bağlı olarak aktif haldedirler. Ve fiillerden bu şekliyle konuşulamaz.

 Örneğin: ‘Başarıyor inanmaktırveya ‘O çalışacak istiyordiyemeyiz. Bu yüzden öncelikle söz konusu fiili/ hareketi mevcut şekliyle sabitlemeliyiz. (Çalışmak istiyor). Ancak bu şekilde hareketin kendisinden bahsedebilir. Bir cümle içerisinde çekime girip yüklem olarak görev almış bir başka fiille beraber kullanabiliriz.

Fiillerin mastar halleri bir cümlede aşağıdaki şekillerde bulunabilir.

Özne (subject) olarak:

Başarmak inanmaktır.  To succeed is to belive.

Yüklem (predicate) olarak:

Başarmak inanmaktır. To succeed is to believe.

Nesne (object) olarak:

Bugün çok çalışma(k)-y-ı  planladı ve çalışma(k)-y-a başladı.

Because he planned to stady very hard today, he started to study.

 Örneklerde de görüldüğü gibi, herhangi bir hareketin şahıssız bir şekilde cümlede özne, nesne veya yüklem olarak kullanılması, hareketin mastar haline getirilmiş şekliyle mümkün oluyor. Yukarıda vermiş olduğumuz mastar örnekleri yalın örnekleridir. 

 Bunlardan başka fiillerin mastarlanmış halinin devam eden, bitmiş ve devam edip bitmiş tarzları da vardır.

 Türkçede fiilin mastar halinin gelecek zamanları da vardır. Ki bu durum gelecek zamanın, –ecek sıfat fiil ekiyle karşılanması sonucu oluşmuştur.

Örneğin;

er olmak  _

Seninle her gün aynı şeyleri tartışır olmaktan sıkıldım.

mek/-mak  _

Sinirlenince bir sigara yaktı ve içme(k/ğ)ye başladı.

yor olmak _

Konuşma esnasında uyuyor olma(k/ğ-ı-)m onu kızdırdı.

mış olmak  _

Kemerini takmış olma(k/ğ-ı-)n seni kurtardı.

Fiilimsi nedir? (infinitive and gerund)

 Çekimsiz fiil nedir? Fiilimsi nedir?

Fiilimsiler/ eylemsiler, Fiilimsi nedir?

Tanım;

  Şahıs ve zaman unsurlarından ayrık, tarz ve bazen kip unsurlarıyla birleşen bir fiilin, herhangi bir cümlede, isim (mastar/ isim fiil), sıfat, zarf gibi görev almasıdır.

 Ör: Çalış (-ır ol / -ıyor ol-, –mış ol-, –makta ol-)-mak/-ma/-an/-arak

 Bu kısacık tanımdan sonra, fiilimsiler nedir ve ne işe yarar?

 Şöyle başlayalım;  Örneğin, ‘korkmak’ fiili, bu fiille kastedilen hareketin gerçekleşebilmesi için yani, ‘Çok korktu.’ Diyebilmek için, harekete maruz kalan öge (öznenin) karşısında, onun korkmasına neden olan bir nesne olmalı. Bu nesne ise bir varlık olur. ‘Ali köpekten çok korkar’ gibi.

 Kişi tabiyatta madde olarak var olan veya var olduğunu düşündüğü varlıklardan korkabileceği gibi bu varlıkların kendilerine ait hareketlerden de korkabilir. Bu durumda korktuğu bir varlık değil bir harekettir.

 Hareketler ise tabiatta bir şahıs ve zamana bağlı olarak yer alan (yandı, yanıyor, yanacak ) hareketlerdir. Ve artık hareketi bir zamanı olmaktan çıkarmalıdır. Çünkü hareketin ne şahsından ne de zamanından bahseder. Bu kez hareketin sadece kendinden bahsetmek ister. Bundan sonra fiile –mak eki eklendiğinde fiil artık karşıdaki öge (nesne) olarak kullanılabilir.

 ‘Ali boğulmaktan çok korkar.’ gibi. 

 Bu örnek, fiilimsilerden mastar örneğidir. Bundan başka;

 Örneğin, ‘Oradaki uzun adamı tanıyor musun?’ cümlesinde ‘uzun’ sıfatı, adamlar arasından bir tanesini ayırıcı özelliğiyle niteleyerek konuşmaya kolaylık katmıştır.   Örnekteki (tanınıp tanınmaması) sorulan adam, yapmış olduğu bir hareketle de ayırt edilebilir. Adam oturuyorsa ‘…oturan adamı ,  konuşuyorsa ‘…konuşan adamı tanıyor musun?’   diyerek anlatım kolaylaştırılır. Ve artık  fiille kastedilen hareket bir sıfat gibi kullanılmış olur. Böylelikle bir fiili sıfat gibi kullanarak sıfat fiili elde etmiş oluruz. Yine bundan sonra;

 Örneğin, ‘Adam sessiz konuşuyordu.’ Bu örnekte de  ‘sessiz’ sözcüğü hareketi tarif ettiği için zarf görevinde yer almıştır. Ve bu kez harekete muhatap olan, kişi değil, hareketin bizzat kendisidir yani hareket nitelenmektedir.

 Hareketler bunun gibi, zarf göreviyle kullanılabilecek sözcüklerle (…sessiz konuştu.) ilintili olabileceği gibi bir başka hareketle de ilintili olabilirler. ‘Adam bağırarak konuşuyordu.’ (konuşmak_bağırarak konuşmak) gibi. Bununla ise fiilimsilerden zarf fiili  konu ettik.

 Demek ki fiillerle kastedilen hareketler bir zamana bağlı olarak tabiyatta yer alabileceği gibi, buradaki gibi birer isim, sıfat ve zarf göreviyle de yer alabilirler.

 Fiilimsi; Şahıs ve zaman unsurlarından ayrık, tarz ve bazen kip unsurlarıyla birleşik bir fiilin, herhangi bir cümlede, isim (mastar/ isim fiil), sıfat, zarf gibi görev almasıdır.

 Bu arada, fiiller tabiatta bir tarza bağlı hareket olarak yer alabildiklerinden, fiilimsi de aynı şekilde bir tarza bağlı  olarak bulunabilirler. 

Onunla her gün aynı şeyleri tartışır olmaktan sıkıldım.’ 

Sonuç için hâlâ bekliyor olan var mı?’ ,

Dersinizi çalışmış olarak gelin.