Etiket arşivi: english grammar

Öz Türkçe

_ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم_

   Türkçenin, İngilizcenin, Arapçanın, Rusçanın, …,

çekim prensipleri nasıl işler?

Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça nasıl birer dil?

 (  Türkçe anlatım )

  _ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم_

Türkçenin çekim sistemi nasıl işler?   Türkçe nasıl bir dil?

Yardımcı Fiiller Neydi?

  Bazen bir isim, bazen bir sıfat/sayıdan cümleler;

Ör: O çaresiz (er)idi./oldu./ kaldı./ bulundu. vs.

Veya bir tarzla çekimlenmiş fiillerden, birleşik tarzlı çekim;

Ör: Çalışır (er)imiş./ Çalışır olmuş.

  ya da sadece zaman  çekimi;

Ör: Çalışır  (er)idi./ bulundu.bulunacak.olacak.

   Yine, bu bir tarza bağlı fiillerden bir kip elde edebilmek; 

Ör: Çalışır olabilir./-malı/-sa(keşke)/-a vs. için yardımına başvurulan fiillere  yardımcı fiiller denir.

Türkçede bu fiiller; (er)i, ol, kal, bulun gibi  fiillerdir.

 

Not: Türkçenin temel yardımcı fiili  ‘er-…’ (olmak/ yer almak/ bulunmak) fiilidir.

Not:

Türkçede devam tarzı eki  ilkin  ‘…-ür’ (-yor) (oluyor)

bitmiş tarz eki  ilkin ‘…-ük’ (-miş) (olmuş/oluk) ekiydi.

+________

erük / erür

Ya da;       ar-ük  /  ar-ür

+_________

Ya da birlikte;    arür

 — k  arük

Durum fiili;

Mastar:

er-mek_  yer almak, olmak, bulunmak,

Devam eden durum:

erür _  yer alıyor, oluyor, bulunuyor,   erür, arür,

Bitmiş durum:

ermiş _  yer almış, olmuş, bulunmuş,    ermiş, armış,

Bitik durum:

erük _  yer alık, oluk, bulunuk,            erük, arük, uruk

Örnek;  Bodun_boy, millet, kavim

İsmin (erük) durumu;

bodun-erük

bodunuruk

bodunuk  _ boy yer alık/yer almış/olmuş/bulunmuş

  İsmin  (erük  erür) durumu; bodunuk arür  _ boy yer almış bulunuyor

 –k erü bodunkarr

k er bodunkar

 –g e bonunga 

———( bizirike_biz erük-e_bize (yazıtlardan))

 –e   boduna

 

  ———kalıplaşmış bir ifade ———-

ük (iç)

k-er-ük ( içeri )

k-er-ük-erük  (iç yer alık olmuş)

k-er-ikik

k-er-iy-i

Ali  (—– içeriyi ——–) sildi.

 

___   içk-er-ük-er-ür (iç yer almış oluyor)  

keriker

keriye

Ali ( —— içeriye ———)  girdi.

 

___ içkeritük  içi yer edik/ yer etmiş )

keritek /-ey

keride

Ali (–—— içeride ——––) bekledi.

 

___  içkeritükük

keritekik

 içkeriteki      

 

taş (dış)

taş-ük  ____ taşık  ____   taşıy  ____ dış olmuş

taş-ük arük  __

taşkaruk  _

taşgaru  __

dışarı

——Ali dışarı çıktı.

 

taş–k-arük-arük

taşkarık-ık  ______

taşgarığıy ____

dışarıyı

—–Ali dışarıyı temizledi.

 

taş–k-arük-arür  ______

taşkaruk-ar  _____

taşgaruya ______

dışarıya

—– Ali dışarıya çıktı.

  

…çıktığı yer dış(ık)_ar_ı(k)_(ı)s_ı(g) oluyor.

…dışarısı

 

Yazıtlardan (Moğolistan);

bir’ig’er’ü    kün ortu’_s’__’    ır’ig’  ar’ u_

kur’ığ’ar’u   kün   bat’_s’ık’     ır’ig’  a_’_ _

yın’ğ’ar’u     tün  ortu’_s’__’    ır’ig’  ar’ u_

önğre            kün  toğ’ _s’ık’ ın’_’-ğ’  a_’_ _

+——————————-

’_s’ık’  ın’ ır’ig’ ar’ u

Ör:   taş’ık ar’ık’ _s’ık’  ın’  ır’ig’ ar’ u

taş’_k ar’ı_’ _s’ı_’ _n’  _’_g’ a_’ _

dış’__ ar’ı_’ _s’ı_’ _n’  _’__’ a_’ _ (dışarısına)

 

Ör:    iç’ük er’ük’_s’ük’ _n’  er’it’  ük’ __’ ük

iç’_k er’ig’_s’ig’   _n’  er’it’  ek’ __’ ig

iç’__ er’i_’_s’i_’   _n’ __’_d’ek’ __’ i_

iç’ük …=

iç’ük er’ük’… = iç yer almış (içeri)

iç’ük er’ük’_s’ük’…= iç yer almış’ı/yer almışlığı/yer almışsı olmuş (içerisi)

iç’ük er’ük’_s’ük’ _n…= iç yer almış’ı/yer almışlığı/yer almışsı olmuş olan (içerisi olan)

iç’ük er’ük’_s’ük’ _n’  er’it’  ük’ …= iç yer almış’ı olan yer edik (içerisinde)

  (…-ük= olmuş) (içerisinde olmuş/içerisindeki)

 

Konuya bir de şöyle yaklaşalım. Mesela ‘sararmak, kızarmak, bozarmak, yeşermek’ gibi mastar hâlinde olan fiiller, fiil çekimlerinde, ‘sararır, sararıyor, sararmış, sararık…’gibi çekimlenirler.

sararır’ veya ‘sararıyor’ çekimli yapısını ele alalım.

sararıyor’_ ‘Onu her gördüğümde benim yüzüm sararıyor.

‘Sarı(g)’ renk adından oluşturulmuş bu çekimin eski biçimi ‘sargarur’dur. Açılımı ise ‘sarıg-arür’ şeklinde olur. Yani, ‘sarı oluyor

yani, ‘sarıg erür’.

Demek ki yapıda bir ‘er’ yardımcı fiili ve ‘-ür’ (-yor) devam tarzı eki bulunur. ‘Sararık’ yapısına ise yine bir ‘-er’ yardımcı fiili ve ‘-ük’ bitmişlik eki vardır.

Aynı biçimleri yön bildiren sözcüklerle de kullanabiliriz. Eski biçimiyle,

taş (dış)

taş-ık (dış oluk/dış olmuş/dış)

taş’ık ar’ür (dış oluyor)

taş’ık ar’ük (dış oluk/dış olmuş)

Yine,

iç’ük er’ür_ ‘Ali içkerür geldi.’   (Ali iç oluyor geldi.)

iç’ük er’ük_ ‘Ali içkerük geldi.’ (Ali iç oluk/ iç olmuş geldi)

 

Bu arada,  ‘… ortusungaru, …birgerü…’ gibi yapılarla benzerliği fark ediyoruz. Öyleyse ‘-garü,        -gerü’ eki de

-ük’ar-ür veya

-ük’ür-ük  şeklindeydi. Yine, ‘-gar??’ eki de öyle.

Buradan da aslında yönelme hâli eki ‘–ka’ daki ‘-k-’ ekininin tesadüfi olmadığı sonucuna varılır.

Peki –k (-ük) eki belirlilik takısıydı? Yani, aynı anda hem –i (ük) ve hem –a (ka) hâli nasıl olur?

 

Durum şöyle, -ga/-ka (-ük’ar-) yapısı aslında –i ve –e hâlinin birleşimidir ve belirli veya tanıdık bir eşyanın -e hâlindeki kullanımıdır.

 

Yani ben,  ‘Ali ata (atga) bindi.’  derken, siz bu atı tanıyorsunuz aslında.

Yine, ‘Ali atı (atıg) bindi.’ derken de siz atı tanıyordunuz.

 

Eğer ben, ‘Ali bir ata bindi.’ demiş olsaydım atın belirsiz bir ‘at’ olduğunu vurgulardım.

Yine, ‘Ali bir atı bindi.’ dersem de aynı, ‘at’ gene belirsiz bir ‘at’ olurdu. Buradan da demek ki (Türkçe için) isimler -i akuzatif ve –e datif hâlinde ‘bir/herhangi bir’ sözcüğü kullanılırsa ifadeler belirsizlik bildirebilir.

Bütün bunların bire bir karşılığı ise…

Ali bir at gördü. (yalın durum ‘at’)

 Ali atıg bindi._Bindiği şey at oldu. Yine, ‘Ali at oldu/at olmuş bindi.’ Veya ‘attı bindi.

Ali atıga bindi._Bindiği şey at olmuş oluyor. gibidir.

Türkçe için,

Demek ki ismin; -i ve –e hâllerinin kökeni ‘er-’  yardımcı fiiline ekli tarz eklerinden (-ük, -ür eklerinden) gelmektedir. Bunlar ise eski biçimleriyle ‘erük’ ve ‘erür’ şeklindeydi. Bugün ise,

erük_ olmuş, bulunmuş/bulunuk, yer almış/yer alık,

erür_ oluyor, bulunuyor, yer alıyor gibidir.

 

Bu arada, aynı yapılar fiil çekimleriyle de kullanılırdı, kullanıldıklarında ise fiillerle kastedilen hareketin bitmiş (erük) ve devam (erür) tarzlarını verirlerdi.

 

__O sırada Ali çoktan gidikti.  Yani gitmişti.

__Eve girdiğimde ışıklar sönüktü.

 

sönmek_ sönük

ermek_erük  (yer alık, bulunuk, oluk/yer almış, bulunmuş, olmuş)

__ Ali atı bindi.

__Ali atıg (at erük–atık) bindi._ Ali at yer almış (şey) bindi._Bindiği şey at yer alık/at oluk, olmuş, olup.

__Ali ata bindi.

__Ali atga (atıg erür) bindi._ Ali atıg yer alan/yer alıyor olan bindi._ Bindiği şey at yer alıyor./At yer alık oluyor.

atıgarur

atıgar

atıga

atga

ata

 

 

  İsmin hâli/ durumu;

  -i hâli; (belli, belirli, bildik, tanıdık, bulun-(d)-uk, yer alık nesne)

  Bitmiş tarz;   erük/ uruk, uk  (Türk bodunuruk/ bodun-uk_ Türk millet olmuş)

 

ör; Men at-ık körtüm_ ben at oluk/ at olmuş gördüm.

 Ben gördüm o şeyi ki o at olmuş/at bulunmuş/at yer almış.

 

  -e hâli; (belli, belirli, bildik, tanıdık, oluşmuş, yer alık/almış bulunan/ bulunuyor olan nesne)

 

Bitmiş tarz-da…; -ük

Devam eden;  -ük arür (-karür/-karü/-garu, -gar, -ga, -a)

 

ör; Men atıka bindim._ Ben (o an) at yer almış bulunan bindim.

Bindiğim şey o an at yer almış bulunuyordu.

_  O şey ki at yer alıyordu.

Yukarıdan beri gördüğümüz üzere çekim ekleri hecelerine bölünürken kapalı hece bölünmesi gerçekleşti. Yani hecelerin sonu açık değildi. Örneğin,

 

‘dışarıdaki’ söz çekimi; şa-da-ki gibi açık heceyle değil, dış-ıkarit-akik gibi bölündü.

Bu durum dilin oluşum esnasındaki eklerin kökenleriyle alakalıdır. Aynı şey çekimli fiil yapılarında da vardır. Örneğin,

yazdırıldı’ çekimli fiil yapısı, burada da yine yaz-dı-rıl-dı şeklinin aslı; yaz-itürilitük gibidir.

Yine bu da dilin oluşum esnasındaki eklerin kökenleriyle alakalı bir durumdur.

Bunları bilmenin ise şu faydası olabilir. Eklerin zamanla yumuşayıp sonra erimesi sonucu mevcut bölgü yazımda veya konuşmada kolaylık sağlayabilir fakat yeni sözcüklerin türetiminde kapalı hece, sonu sessiz bir harfle bitme durumu, eklerin kökeninin bilinmesi, kelime türetme açısından kolaylık sağlayacaktır.

‘Bilgi’ sözcüğündeki –gi ekini tek bir ek gibi bilmek yerine birleşik bir ek ‘bil-ük-ük’ olduğunu bilmek sözcük türetimi açısından faydalı olabilir.

Konumuza dönebiliriz…

 İsim çekimleri        ( ismin durumları/ hâlleri )
İsim +Durum fiilleri
 Belli nesne,  –ü(k) hâli

-i hâli

(yer almış, yer alık eşya)

Bitmiş tarz

–ü(k)  e(rür) hâli

-e hâli

(yer almış bulunuyor olan)

yer al————ıyor olan

21.yy… …… ….… …… …
Bitmiş

(perfect)

milletyer al-ık/oluk/olmuşyer al-ık/-mış oluyor
 İlkin… …… ….… … … …
Bitmiş

(perfect)

bodunerük/ uruk/ uk/ ug/ u-erük arür

-k ar-r

-k ar

-k a-

a-

 

Öyleyse şöyle devam edelim. İsmin –e hâli öznenin bir hareketi yaparken yapmış olduğu yönelme veya yaklaşma hareketlerinden dolayı oluşmamıştır. Ve hem yönelme veya yaklaşma hareketleri birer fiil, ayrı birer fiildirler.

Yani, ‘Ata bindim.’ derken, ‘Ata yönelip bindim.’, ‘Ata yaklaşıp bindim.’ kastedilmez.

Yukarıdan da gördüğümüz gibi ismin çekimlerini, daha doğrusu hareketten kalan durumunu, tabiat içerisindeki durumunu veya tarzını yine durum fiilleri, yardımcı fiiller karşılar.

Atı bindim.’ derken, ‘Bindiğim şey at oldu./at olmuştur.’

Ata bindim.’ derken, ‘Bindiğim şey at oluyor.’ denilmek istenir.

Demek ki ortada bir geçmiş eşya (at), bir de devam eden ya da devam ettiren, varlığını dil sahasında devam ettiren bir eşya (at) vardır.

İşte bu yüzden isimleri kategorilerine ayırırken, ismin durumları/ hâlleri veya isimlerde tarz demek yeterlidir.

 

Bu arada ismin –i ve –e hâllerinde özne eşya üzerinde etkin değildir. Eşya kendisi ya yer almış veya yer alıyordur.

İsmin –de durumunda ise yine bir bulunma ve buna bağlı bir devamlılık vardır. Farklı olarak eşya (özne olan eşya) bulunduğu yer/zaman/şahıs üzerinde etkin hâldedir. Yani eşyanın kendisi bu yere yer etmiştir.

 

  İsmin -de hâli/durumu;

-de durumu;

  içeri_ iç’ük’er…ük          (içkerig)         (iç’ik/-g-ğ-y-i yer alık)

içeride_ iç’ük’er…it’ük       (içkeriteg)       (iç’ik/-g-ğ-y-i yer edik)

 

içerideki_  iç’ük’er…it’ük’ük (içkeritekig)    (iç’ik/-g-ğ-y-i yer edik bulunmuş/ olmuş)

İçerideki adam_ içi yer edik bulunmuş adam’

 

  Türkçenin Çekim Sistemi

  İsim çekimiFiil çekimi
  İsimDurum fiili

ve tarzı

 Hareket fiili

ve tarzı

Durum fiili

ve tarzı

(ük)

Men

(ben)

 atıkbin-ür

  (biniyor)

bin-it-ük

(bindik)

bin-miş

(binmiş)

bin-ük

(binik)

erür   

  (bulunuyor)

eritük

(bulunduk)

ermiş

(bulunmuş)

erük

(bulunuk)

 at  yer alık
-e

(-k erür)

 atık arür
 at  yer alık bulunuyor
-da

(-k er-it-ük)

 atık aritük
  at ı yer etik
-daki

(-k er-it-ük-ük)

 atık aritükük
 at ı yer edik bulunmuş…

 

DİAE

(Old Turkish)

Türkçenin isim ve fiil çekimi
İsim çekimi Fiil çekimi
İsimBitmiş

Tarzda

Devam

Tarzında

FiilTarz EkleriDurum

Fiil

Tarz Ekleri
Durum fiiliDurum fiili
Yer alanMen

Sen

O

Biz

Aterük        (budunuruk)

–ık

(yer alık, olmuş)

 

 

 

bin

 

-ür

-it-ük

-miş

-ük

er/-i-ür   (-iyor)

-itük/ -dik/-di

-miş

-ük

Aterük

— ık

—k

—g

( yer almış )

erür

ar-r

ar–

a—

(oluyor)

 

bin

 

 

Yer eden (taş’üker’it’ük)

(taşkaritak)dışarıda

 

(dışı yer edik)

(taşkaritakik)

 

 at-—ük er’it’ük

ık  ar’it’ak

—ık  —-tag

—–  —-ta-

(yer edik)

at-—ük ar’it’ak’

—-ığ——tak

ük

ik

 

 

Örneğin;

…. bil(i)ti(k) er(i)ti(k)m

bildi         idim

bildiydim

 

Ör; Men bilikig bil(i)ti(k)            Ya da,  Men bilikig bil(i)ti(k) er(i)ti(k)/ ertik/ erti

Ben bilgiyi    bildi   (m).                   Ben bilgiyi    bildi          idi    (m).

Sen bilikig bil(i)ti(k)-n mı?

Sen bilgiyi    bildi   (n) mi? 

 

Yine;

  Men bilikig bilmiş

Ya da,  Men bilikig bilmiş  er(i)ti(k)/ ertik/ erti

Ben bilgiyi  bilmiş   (m). 

Ben bilgiyi    bilmiş    idi    (m).

 Fiil çekimleri
Hareket fiileriDurum fiilleri
 İlkinDevam tarzıkel-ür er-ür/ irür
Bitmiş tarzkel-miş

kel-it-ük

kel-ük

er-miş

er-it-ük/ er-t-i/ erdi / idi

er-ük

 21.yyDevam tarzıgel-iyor

geli-y-ir

gel-yap

gel-i-yaar

yer alıyor
Bitmiş tarzgel-miş

gel-(i-)-t-i( k)

-(–)-t-i( y)

-(–)-t-i( -)

gel-ik

gel-(i)k/g-en

gel-ip

yer almış

yer al-(i-)-t-i(k/y…)

-(–)-t-i( y)

-(–)-t-i( -)

yer al-ık

yer al-(ı)k/g-an

yer al-ıp

Tablo üzerinde biraz konuşalım.

Dikkat edersek tablo tarz eklerinin işletildiği bir tablo olarak yer aldı ve fiiller hareket ve durum fiilleri diye ayrıldı. Yani tarz ekleri bu hareket ve durum fiillerine ilişik vaziyettedir. Tarz kısmı ise devam eden hareket veya durum ve bitmiş hareket veya durum olarak kısımlandı. Fakat tabloyu incelediğimizde, şimdiki zaman ve geçmiş zamanlı ifadeler tablodan bulunabilmektedir. Öyleyse zaman nedir ve dilde nasıl yer alır?

Şöyle diyelim –dı geçmiş zaman ekinin aslı –(i)tük’tür. Yani ek birleşik yapıdadır vee iki ayrı parçadan oluşur. Bunlardan birincisi –(i)t eki, hareketi geçmişe götürme algısını verebilen bir ek, ikincisi ise –ük bitmişlik ekidir. Bu ise ‘sönük, çizik’ sıfat fiillerinde olduğu gibi hareketin eşya üzerinden geçtiğini bildiren bir sıfat fiil ekidir. Bunun yerine, -miş, eki de kullanılabilir ve ifadeler; ‘çizik, sönük, sönmüş’ şeklinde de kullanılabilirler.

Öyleyse –dı eki –dık ekinden gelir. –Dık eki ise sıfat fiil ekidir. Sıfat fiiller ise bir zaman bildirmezler. –Dık’tan önce -(?)t eki vardı ve bu ek bir fiildi. Yine fiiller anlam olarak geçmişle ilgili bir algı oluştursa da geçmiş zamanı kurmak veya oluşturmak için ortaya çıkmazlar. Demek ki ek (-dı?/-dık eki) bitmişlik ekidir. Yani Türkçede geçmiş zamanı bitmişlik eki karşılar.

Yine öyleyse Türkçede fiil çekimlerinde kurgu, başlangıçta devamlılık ve bitmişlik üzerindedir.

 

Bundan sonra, eğer Türkçeyi öğrenmek isteyen biriyseniz 21. yüzyıl  Türkçesi için şöyle yaparsınız.

Fiil çekimlerinde fiiller hareket fiilleri ve durum fiilleri diye iki kısma ayrılırdı. Hareket fiilleri; çalışmak, okumak, yazmak, gitmek, gelmek gibi fiiller; durum fiilleri ise; olmak, bulunmak, yer almak veya yer etmek, kalmak, görünmek, durmak gibi fiillerdi. Durum fiili ilkin ‘ermek’ fiili olmuştur ve bugünkü (mevcut, var) bulunmak, (zaten) yer almak anlamındadır.

Türkçede tarz ekleri bölgelerine göre değişiklik gösterse de aynı işlevi görürler.

Devam  tarzı ekleri; ür, –yor, –yaar, –yap, –an gibi ekler iken,

Bitmiş tarzın ekleri; mış, –ip, –gan, –dık, –ık gibi eklerdir.

Bundan sonra bu ekler hareket ve durum fiillerine eklenirler. Eklendiklerinde ise yukarıda fiil çekimi tablosunda olduğu gibi görüntü kazanırlar.

Dikkat edersek Türkçedeki zaman tabloları hep bu temel tablo üzenden yani bir tarza bağlı hareket ve durum fiillerinin karşılıklı bir şekilde birbiriyle eşleştirilmesiyle oluşturulur.

 

Hareket fiili   Durum fiili

Devam tarzı;     kel-ür/

-yor             er-ür/   irür (yer alıyor/oluyor/bulunuyor)

—————————————————————-

Bitmiş tarz;    kel-miş            er-miş/ imiş     (yer almış/olmuş/bulunmuş)

-(ü)ken       er-(ü)ken

kel-it-ük             er-it-ük    (yer edik/olduk/bulunduk)

er- t-i_

e–d-i_

i_-d-i_

kel-ük           er-ük      (yer alık/oluk/bulunuk)

İşbu şekliyle ele alındığında bir süredir söylemeye çalıştığımız üzere Türkçede zaman olayı zaman çizgisi  şeklinde (geçmiş–şimdiki–…) değil, bir devamlılık ve bir tamam olma yani devam etmeme üzerine kurguludur. Ve bu ister hareket fiili veya durum fiili olsun.

Şöyle bakalım:

Bir işveren olsun ve bu işverenin çalışanları olmuş olsun. Günün sonunda çalışanlarla ofisinde toplantı hâlinde bulunsun. Çalışanlarının işlerini çalışıp çalışmadıklarını öğrenmek istiyor diyelim. İşveren soruyor.

İşveren:  Ali sen?

Ali: Çalışıyorum.

İşveren: Veli sen?

Veli: Çalışmışım./Çalışmışam.

İşveren: Ya siz?

Çalışmışız/Çalıştık.

İfadeleri gördük. Şunu anlıyoruz, bütün bu ifadelerde bir zaman olayı bulunmamakta, konu mevcut durum üzerinde (sıfatlar üzerinde, ‘hâlâ çalışan’ ve hazırda ‘çalışmış olan’ insanların durumları) üzerinde konuşulmaktadır.

 

 

Türkçenin fiiil çekimi, basit ve birleşik durum fiili çekiminin yapısal  kurulumu nasıldı.

Örnek;

Onu bir kere görmüştüm.

Onu görmüş bulunmuştum bir kere.

Onu görmüş bulunmuş bulunuyordum o anda.

Not; Türkçede olumsuzluk eki –me/-ma hareket fiilinindeyse hareket fiilini; durum fiilndeyse o fiili olumsuz yapar.  Ve fiil edilgen yapıda eğilse fiil kökünden hemen sonra gelir.

Onu görmüş bulunmamış bulunuyordum o anda.

 Hareket fiiliDurum fiilleri

(basit durum)

Durum fiilleri

(birleşik durum)

Devam tarzıÇalış-an/ -ıyorOl-an/ -uyor

Bulun-an/ -uyor

Yer al-an/-ıyor

Er  -ür

Ol-an/ -uyor

Bulun-an/ -uyor

Yer al-an/-ıyor

Er  -ür

Bitmiş tarzÇalış-tı(k)/ -mış/ –ık/ -acakOl -tı(k)/ -mış/ -ık/ -acak

Bulun -tu(k)/ -muş/ -uk/ -acak

Ye al -tı(k)/ -mış/ -ık/ -acak

Er( i-)-tı(k)/ -mış/ -ık/ -acak

Ol -tı(k)/ -mış/ -ık/ -acak

Bulun -tı(k)/ -mış/ -ık/ -acak

Ye al -tı(k)/ -mış/ -ık/ -acak

Er –(i-)tı(k)/ -mış/ -ık/ -acak

 

_ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم_

İngilizcenin çekim sistemi nasıl işler?  İngilizce nasıl bir dil?

Türkçe, İngilizce, Rusça ve  Arapçada, fiillerin bir şahsa,  zamana, ve tarza göre çekimlenmiş haber kipi tablosu hakkında konuşalım.

Öncelikle diller üzerinde var olan bir durumu izah edelim. İngilizce bunun için en uygun dil olacak.

Şu ana kadar  dört dilin fiil çekimlerini  işledik, ve her bir dilin fiilleri hareket fiilleri ve durum fiilleri diye ikiye ayırdık. Gerçekten de fiilleri böyle şahıs, zaman ve tarza göre incilemeden önce ilkin bu dillerin fiillerini öncelikle hareket fiilleri ve

durum fiilleri olarak ikiye ayırmak gerekir. İkinci olarak tarz(aspect) ayrımına bakılır. Bunlar ise temel olarak devam eden (progressive) ve

bitmiş (perfect) tarzdır.   Sonra da  zaman mefhumu ve fiilin şahsı diyelim.

İngilizceyi öğrenecek birisi de öncelikle fiillerin ( hareket fiillerinin diyelim) tarzına bakar.

Not; İngilizcede fiillerin devam eden hareket ve bitmiş hareket durumlarını ifade eden fiil+-ek yapısı sıfat fiillerden yani ‘participle’den oluşur. Bunlara da, ‘present participle’ ve ‘past participle’ denir. Denir fakat bu tabir doğru bir tabir değildir. Hem göreceğimiz üzere fiillerin bu şekilleri fiil çekimlerinde (tense) lerde kullanılırken ‘ continuous/ progressive’ ve ‘perfect’ tabirleri kullanılır. Biz işi baştan alalım.

İngilizcede devam eden tarz (aspect); verb-ing _ (work-ing) yapısıdır. Ve bu yapı hareketin sürdürüldüğünü, devam ettirildiğini, bildirir. Ve fiil sıfat fiil olduğundan Türkçede en/ an ekiyle karşılanır. Yani ifade, ‘çalış-an’ olur.

İngilizcede bitmiş tarz (aspect); verb-ed(3) _ (worked) kalıbıyla sağlanır. Ve bu yapı hareketin artık sürdürülmediğini, bitmiş olduğunu bildirir. Türkçede genel olarak –mış, -ük, ve –dü(k) ekiyle karşılanır. Yani ifade ‘çalışmış (olan)’  şeklinde çevirilir.  Öyleyse şu ana kadarki görüntü;

Devam tarzında; …working _ çalışan

Bitmiş tarzda; … worked _ çalışmış

… olarak şekillenir. Şekillenirken de bu her iki durumda bir zaman olayı oluşmaz.

Bundan sonra ise durum fiillerine bakılır.

İngilizcede durum fiili (yardımcı fiil) (to be) devam tarzında; ‘being’_ olan/ bulunan

bitmiş tarzda; ‘to been’ / olmuş/ bulunmuş ‘tır.

…geçmiş zamanları işliyoruz

‘be’_olmak/ bulunmak  fiili devam tarzlı fiille; ‘to be working’_ çalışan olmak (çalışıyor olmak) şeklinde kalıplaşır ( be verb-ing ) Geçmiş zamanda  şahsına göre ‘was/ were’  ile desteklenir ve ifade,

‘…was/were + (being) + verb-ing’ olarak kalıplaşır.

Ör;

I    was   (being)  working

_ Ben çalışan/ıyor (bulun-an/-ıyor) idim. ( past continuous )

I    was   (being)  worked  _ Ben çalışmış (bulun-an /-ıyor) idim.

Not; Bu  kalıp ingilizcede  pasif  cümler için kullanılır.

   S +  was +  being + v-ed(3)

The  glass  was   (being)  broken

_  Cam  kır(ıl)mış/ kırık (bulun-an/-ıyor) idi. ( past passive)

‘be’ olmak fiili bitmiş tarzda ‘to have’

_sahip olmak ile desteklenerek,

… ‘to have  (been) worked’  _ çalışmış olmuş olmak, veya,

‘to have  (been) working’ _ çalışan /-ıyor  olmuş olmak, şeklinde kalıplaşır. Geçmiş zamandaki görünüm ise;

Ör;

I had  (been) worked

_ Ben çalışmış (bulunmuş)  idim ( past perfect )

I had  been   working

_ Ben çalışan/-ıyor   bulunmuş  idim.  ( past perfect continuous )

… gibidir.

    Durum fiili;

Olmak/ bulunmak_to be

Hareket fiili

(çalışmak)

Devam tarz

progressive

Hewas

İs

will be

would be

beingworking
Bitmiş tarz

perfect

Hehad

has

will have

Would have

beenworked

 

_ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم_

Arapçanın çekim sistemi nasıl işler?  Arapça nasıl bir dil?

 

Öncelikle doğma dili Arapça olanlar için şöyle başlayabiliriz. Ve Arapçayı öğrenenler için,

Eğer Arapçayla ilk defa karşılaşan biriyseniz, bundan sonrasına devam edebilmeniz için, Arapça  için kullanılan alfabeyi, (  الأبجدية )  ve sesletim şeklini bilmeniz gerekiyor.

Türkçeyi işlerken fiilleri hareket fiilleri ve durum fiilleri diye iki kısma ayırmıştık.

Hareket fiilleri, çalışmak (…….), oturmak ( ……),  yazmak ( ﻜﺗﺐ ) gibi fiillerdi.

Durum fiili ise, er-mek ( ﻜﻥ )  fiiliydi.

 

Türkçenin tabii yapısı eklemeli dillerden olmuştur ve bu ekler fiillerin sonrasına (sağına_21.yy_) iliştirilirler. Türkçenin fiil çekim sistemi yapısal olarak başlangıçtan devamlılık ve bitmişlik üzerine kuruludur. Bu ekler ise;

Devam tarzı (progressive be+ verb-ing ) ekleri; –ür, –yor, –yar, –yap ekleridir. Ve bunların her biri süreklilik yani devamlılık bildirirler. Bu bakımdan –en/-an devamlılık bildiren sıfat fiil ekinin yerini alırlar. Arapçada fiilin devamlılık bildiren durumuna ‘fiil-i mudzariğ’ denir.

Bitik/bitmiş tarz ( perfect have + verb-ed3 )  ekleri ise; –ük, –üp, –(k), –mış , –(ü)kan eklerinden biridir. Bu eklerin iliştirildiği fiillerin Arapça karşılığı ise ‘fiil-i madzi’ olarak adlandırılır.

 

Örneğin;

yazmak_ ( ﻜﺗﺐ ) hareket fiili;

 

Devam tarzının (erkek) 3. şahsında;  Yazıyor _ ﻳﻜﺗﺐ  [ yektubu ]

Bitmiş tarzın (erkek) 3. şahsında ise; Yaz(k)_ ﻜﺗﺐ [ ketebe]

… şeklindedir.

 

 Durum fiili ise Türkçede; er-, ol-, kal-, bulun-, görün-, yer al– gibi fiillerdir. Tarz ekleri bu durum fiillerine ilişik de olabilir.

Örneğin; ‘ermek’ veya ‘olmak’ fiili;

Devam tarzında; ‘erür’ veya ‘oluyor’ gibidir. Arapçada ise olmak_( ﻜﻥ ) fiilinin ‘mudzariğ’ şekli; ﻳﻜﻮﻦ [yekünü] kullanılır.

 

Bitmiş tarzda ise; ‘erük, er(i)tük’ veya ‘oluk, ol(u)tu(k)’ şekli kullanılır ve fiilin ’madzi’….

ﻜﻥ [kane] şekliyle karşılanır.

Şöyle güncelleştirelim;

 

O (erkek) yaz-ıyor _ ﻳﻜﺗﺐ ﻫﻭ [ hüve yektubu ]

O (erkek) yaz-dı/-mış _ ﻜﺗﺐ  ﻫﻭ [ hüve ketebe ]

 

Durum fiillerinde ise;

 

ol-uyor _ ﻳﻜﻮﻦ [ yekünü ]

oldu/-muş _ ﻜﻥ   [ kane ]

 

Bundan sonra eğer ben,

ﺍﻜﺗﺐ ﺍﻦ  [Ene ektubu] _ ( yazıyorum/yazandırım) dersem demek ki hareket üzerinde, hareketi devam ettiriyorumdur.

ﻜﺗﺑﺕ ﺍﻦ [Ene ketebtü]_ (yazdım/yazmışım) dersem demek ki hazır zamanda, şimdiki zamanda hareketi tamamlamış bulunmaktayım.

 

Yine,

ﻳﻜﺗﺐ ﻜﻦ ﻫﻭ [Hüve kane yektubu]_ (yazıyor oldu/ yazan oldu/ yazan idi ) gibi, hareket ve durum fiilini aynı cümlede kullanırsak bu kez hareket devam eder, durum bitmiş olur.

ﻜﺗﺐ ﻜﻦ ﻫﻭ [Hüve kane ketebe]_ (yazmış oldu) gibi söylediğinde ise bu kez hareket de durum da tamamlanmış, bitmiş tarzdadır.

 

Hareket fiili   Durum fiili

 

Devam tarzı;       ﻳﻜﺗﺐ              ﻦ ﻳﻜﻭ  (yazıyor // yer alıyor/ oluyor/  bulunuyor)

—————————————————————-

Bitmiş tarz;        ﻜﺗﺐ                  ﻜﻦ    (yazdı/ yazmış // idi/ oldu/ olmuş)

 

İş bu şekliyle ele alındığında Arapçada da, yapısal olarak,  zaman olayı zaman çizgisi  şeklinde (geçmiş–şimdiki–…) değil, bir devamlılık ve bir tamam olma yani devam etmeme üzerine kurguludur. Bunun hareket fiili veya durum fiili olması fark etmez.

Daha açık bir şekilde ifade edersek, aslında Arapçada ve Türkçede fiziksel zaman olarak, mesala dünde kalmış bir hareket veya durum dile taşınamamaktadır. Bunun için yardımcı sözcüklerden, zaman bildiren ‘dün’ gibi sözcüklerden yararlanılır. Yani hareket veya durum fiilleri tek başlarına geçmişte kalmış bir olayı bildirmezler.

Örneğin, ‘Dersini yazdın mı? Sorusuna tek başına, ‘…yazdım’  dersek hazırdaki, şimdiki bitmiş durumu;

‘…dün yazdım’  dersek hareketinn geçmişte kaldığını bildiririz, bildiririz fakat bu yapay bir göndermedir. Aslında burada hareketin geçmişte kaldığını gramer unsurları ‘-dı’ veya ‘ﻜﻦ’ değil, zaman sözcüğü (dün) verir.

Burasını Arapça  konuşanlar ve Arapça öğrenenler ve herkes için biraz genişletelim. Bir örnek;

________________________________________________________________________________________

مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَكِن رَّسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا ﴿٤٠﴾  (Ku’ran ayeti)

 

Türkçe; Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat Muhammed, Allah’ın resülü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilmektedir.

İngilizce;  Muhammad is not the father of [any] one of your men, but [he is] the Messenger of Allah and last of the prophets. And ever is Allah, of all things, Knowing.

Örneğimizin Türkçe mealinde altı çizili ( ‘…değil-dir.’ ve ‘…bilmekte-dir.’ gibi )  sözcükler görüldüğü üzere    -dır ekiyle devamlılık kastetmekte. Bu Türkçe karşılıkların aslı şöyle oldu.

 

… değil erti(k) erür. ___ … değil idi  erür. ___  … değil idür.    ____ … değil’dür.

… değil üdü ürür. ___  … değil dürür. ____ …değil’dür

… bilmekte’dür.

Örneğimizin İngilizce kısmında da  yine ‘to be’ fiilinin şimdiki zaman 3. şahıs şekli ‘is’_-dır şekli kullanıldı

Fakat ayetin Arapça kısmında gördüğümüz gibi her iki yerde de ‘kâne’ (كَانَ  ) _ idi/ oldu anlamında fiilin madzi şekli kullanıldı.

Demek ki fiillerin, ister hareket fiilleri olsun veya yardımcı fiiller olsun, ‘madzi’ şekilleri geçmişe gönderme yapan bir sözcük (dün, iki gün önce) olmaksızın kullanıldığında geçmiş zaman bildirmezler.

Yani, ‘kâne’ (كَانَ  ) _ idi/ oldu yapısı geçmiş zaman değil bitmiş tarzda (perfect aspect) bir yapıdır.

Yani,

… مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ _ Muhammed değil oldu(k)/ değil olmuş-tur/ değil  oluk

değil erti(k) _ değil yer alık _ yer alık değil_ yer aldık/almış değil

değil idi

.وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا  … _ Ve Allah her şeyi bilen oldu(k)/ olmuş-tur/ oluk-tur.

Sonuç olarak Arapça da, Türkçe de,  fiil çekim prensipleri bakımından, devam eden hareket veya durum

veya,  bitmiş hareket veya durum olarak şekillenmiştir diyebiliriz.

Fakat bunlara rağmen tabiat zamanı/ fizik zamanı olarak Arapçanın haber kipi fiil çekim tablosu nasıl oluşturulur?

 Hareket fiili

(çalışmak)

Durum fiili_ol-, er-(i), bulun-,

(basit durum)

Durum fiilleri_ol-, er-(i), bulun-

 (birleşik durum)

Bitmiş t.

Fiil-İ màzi

 (çalış(k)/ çalışmış)   عَمَلَ

 

(çalışan/ çalışıyor)   يَعْمَلُ

 

كاَنَ

bulundu

(idi).…

يَكُونُ

bulunuyor

.

 

كاَنَ

bulundu

İdi…

يَكُونُ

bulunuyor

.

Devam tarzı

—-

Fiil-i muzariğ

 (sonra çalış-an/-acak)  ﺴيَعْمَلُﺴيَكُونُ

bulunacak

 ﺴيَكُونُ

bulunacak

 Hareket fiili

(çalışmak)

Durum fiili_ol-, er-(i), bulun-,

(basit durum)

Durum fiilleri_ol-, er-(i), bulun-

 (birleşik durum)

Bitmiş t.

Fiil-İ màzi

 (çalış(k)/ çalışmış)   عَمَلَ

 

(çalışan/ çalışıyor)   يَعْمَلُ

 

كاَنَ

bulundu

(idi).…

يَكُونُ

bulunuyor

.

 

كاَنَ

bulundu

İdi…

يَكُونُ

bulunuyor

.

Devam tarzı

—-

Fiil-i muzariğ

 (sonra çalış-an/-acak)  ﺴيَعْمَلُﺴيَكُونُ

bulunacak

 ﺴيَكُونُ

bulunacak

 

_ بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم_

Rusçanın çekim sistemi nasıl işler?  Rusça nasıl bir dil?

 

Eğer Rusçayla ilk defa karşılaşan biriyseniz, bundan sonrasına devam edebilmeniz için, Rusça için kullanılan alfabeyi, ‘Kril’ alfabesini (Кириллица),  ve sesletim şeklini bilmeniz gerekiyor.

 

 Rusçanın fiil ve sıfat fiil çekimi, basit ve birleşik durum çekiminin yapısal  kurulumu nasıldır?

 быть (to be_bulunmak)Работать_to work_çalışmak
Несовершенный  вид progressive  actionProg. Participle

Perf. participle

 едя́щий_ bulunan…/ being

eсть ____ O (var)-dır/ .. is being

 

бывший  _  bulunan ol(d)uk …/  been

был  _____ bulundu(k)/ .. had/ has been

pабо́тающий _ çalışan … / working

pабо́тает   ____ çalışıyor / …is working

 

    

pаботавший _ çalışmış/ –(d)ık/ worked

работал _____  çalış(k)/   .. had/ has worked

__ бы-/ pабота– ; Yalın durum, tamam olmamış durum/ hareket (çalış-_ pабота-);

работал _ çalıştı

Ör;  __Dün -gün boyu-  ne yaptın?

я работал_ (Ben) çalıştı(k)/ I worked 

__  I worked yesterday. ( simple past )

 

Ör; O an ne yaptın sen?

я работал_ (Ben) çalıştı(k)/ I worked

__ I  was working. ( past continuous)

 __  Ben  idim  çalışan. __ Çalışıyordum

  __ я  был  работающий

 

Ör;  ( Şu an için)  çalıştın mı?

да, я работал_ Evet, (Ben) çalıştı(k)/

…çalışmış.

__ I  have worked today. ( present perfect )

__ я работавший

__O an ne yaptın?, Ne yaptıydın?/ yapmıştın?

я работал_ (Ben) O an   çalıştı(k)tı(k)/

çalışmıştı(k)

__  I  had  worked. ( past perfect )

__ я  был  работавший

__O an sen hala çalıştın mı?/ çalışmakta mıydın?/ çalışıyor muydun?/ çalışan mı olmuştun?

да, я работал_ Evet, (Ben) O an çalıştı(k)

__ I  had been working. ( past perfect continuous)

 

__ Ben bulunmuştu çalışan

Türkçedeki;  ‘çalışırdı, çalıştı, çalışmış, çalışıyordu, çalışmıştı, çalışmaktaydı’ çekimli fiillerini rusçada ‘работал’çekimli fiili tek başına karşılayabilmektedi

Diğer; ‘çalışır ve çalışıyor, çalışmakta’  çekimli fiillerini ise ‘работает’ çekimli yapısı karşılar.

 

Geçmiş zamanlar (dı)  ( past  times )

прошедшее время

Şimdiki zamanlar  ( present  times )

настоящее время

Gelecek zamanlar (-ecek ) ( future times  )

Будущее время

Tarzlar

(aspects)

 

Я  читал каждый ден

Я читаю каждый деньЯ буду читать каждый деньGenel

(common)

  Вчера я  читал___________________  завтра Я будy читатьDakik tarz

(concrete)

  этот момент я  читалЯ читаю  сейча́с

Я пpочитаю завтра

  завтра этот момент

Я будy читать

Devam tarzı

(continuous)

  этот момент я  читал УжеУже я читал

Я пpочитал Уже

  завтра этот момент уже

Я будy читать

Bitmiş tarz

(perfect

 Я читал уже два часа Я  читаю уже два часа  завтра этот момент уже два часа

Я будy читать

Perfect continous

 

 

Yüklem (predicate)

 Yüklem

  Yapısına göre yüklem

 Basit cümle yüklemi

 Kompleks cümle yüklemi

   Türlerine göre yüklem

   İsim cümlelerinde yüklem

 İsimden oluşan yüklem 

 Zamirden oluşan yüklem

 Sıfattan oluşan yüklem

 Sayıdan oluşan yüklem

 İsim fiil/ mastar

 Gerund

 Hallenmiş isimlerden

   Fiil cümlelerinde yüklem

A) Kiplerde yüklem

 haber kipi

 emir kipi

 şart, dilek şart, diek kipi

 gereklilik, zorunluluk, yüksek olasılık (-meli/ -malı)

 beceri, imkan, olasılık ( -ebilir/ -abilir)

B) Çatılı fiillerle yüklem

 olgan, oldurgan, etken, ettirgen çekimlerle

 ilgen, edilgen çekimlerle

Özne yüklem uyuşması nedir?

 

Özne yüklem uyuşması

(‘dır.’  ve ‘…dırlar.’ ek birleşmeleri)  nedir?

  ‘…idi.  ‘… idiler. 

________________________________________

 Yükleminde isim grubundaki sözcük türlerinden biri bulunan cümlede yüklem tabanı bir  isim olur,  ve

bu isim  … … …  ….  -den oluşuyorsa ;

  Özel isim

  Genel isim

Sayılabilen; kalem, defter, öğrenci, ayakkabı, elma, araba, melek, vampir

Sayılamayan; su, hava, toprak, kum, süt, yağ

Doğa olayları; gök gürültüsü, gölge, yağmur, kar, rüzgar, ses, ışık …gibi isimlerdir.

  Kollektif  isim

Doğal kollektif; aile, akraba, takım, kalabalık, orman, ordu,

Yapay kollektif; düzine, demet, buket, deste, banknot, seri, …gibi isimlerdir.

 Our team is strong._ Bizim takımımız güçlüdür.

 Our team are running very fast._ Bizim takımımız(-dakiler) hızlı koşandırlar.

  Topluluk isimleri 

 (topluca adlandırılan isimler)

İşlev ortaklığı; yiyecek, giyecek, mobilya, beyaz eşya, çöp, süprüntü, bulaşık, çamaşır… gibi isimlerdir

Şekil benzerliği; trabzan, parmaklık, çit, basamak, zincir,  gibi isimlerdir.

 …ve Soyut isimler v.s.

  

 Buraya kadarki  tanımlı örnekler, İsmin tanım ve türleri konusundan alıntı oldu.  İngilizce ile yol alalım.

 İngilizcede özne-yüklem uyuşması önemlidir. Yani Türkçede,

 ‘Onlar öğrenci-dir-ler.’   Yerine, 

 ‘Onlar öğrenci-dir.’   Veya,

 ‘Ali ve Ahmet buraya geliyor-lar.’   Yerine, 

 ‘Ali ve Ahmet buraya geliyor.’ Denebilir. Onlar çoğul şahıs zamiri cümlelerin öznelerinin çoğul olduğunu bildirmeye yeter. Fakat İngilizcede bunun için.

 ‘They are students.’ veya

 ‘Ali and Ahmet are students.’  Denmelidir. Bu durumlarda ‘to be’ fiilinin şimdiki zamanda çoğul şahıslar için kullanılan ‘are’ şeklinden yararlanılmış olunur. Örneklerde ise;

_Şahıs zamirinin çokluk bildiren şeklinden; ‘They’ 

_Yardımcı fiilin ( to be ) çokluk bildiren şeklinden;  ‘are’

_Yüklemdeki ismin (students)  çokluk eki almasından yararlanıldı.

  Yani İngilizcede bu her üç unsur da çokluk bildiren unsur oldu. İşte özne-yüklem uyuşması demekle, özne tekilse  yardımcı fiilde tekil, çoğulsa yardımcı fiilde çoğul olması durumudur.

 Fakat, bu durum çokta genel geçer bir durum değildir. Mesela, ‘to have’ yardımcı fiilinin hareket veya durum bildiren ifadelerin kullanıldığı şimdiki zamanında tekillik ve çoğulluk uyumu sadece üçüncü tekil şahıslarda ‘he/ she/ it_O’  zamirlerinde aranır.

 Yani, cümlenin öznesi bu zamirlerden biriyle oluşmuşsa ‘to have’ yardımcı fiili ‘has’ olacak şekilde değişir. Yoksa ‘I_ben’ zamiri tekil şahıs zamiri olmasına rağmen yine de ‘have’ şekliyle ifadelerde yer alır..

 Öyleyse İngilizcede özne-yüklem uyuşması belli başlı yardımcı fiillerde yerine göre aranmaktadır denebilir. Yani, devam tarzındaki durum veya hareketlerde, yardımcı fiiller.

 Şimdiki zamanlarda;

 I + am

 He/ she/ it + is   

 We/ you/ they + are 

 Geçmiş zamanlarda;

 I/ he/ she/ it + was

 We/ you/ they + were olur.

 Örnekler:

I am a doctor._ Ben bir doktor(dur)um 

I am going to work._ Ben işe gidiyorum. 

They are students._ Onlar öğrencidir-ler 

They are playing in the garden._ Onlar bahede oynuyor-lar. 

He is ill._ O hastadır. 

He is sleeping._ O uyuyor

 

Şimdi ise konunun başına dönelim.

 İsimler;

 Sayılabilen (somut) isimler; 

At (maddi isim), melek (manevi isim)  … gibi. Tekil olduklarında yardımcı fiillerini tekil olarak ( am/ is, was ) …

 The horse was running very fast.

_ At çok hızlı koşuyordu.

 …çoğul olduklarında yardımcı fiilini çoğul olarak (are, were) olarak talep ederler.

 The horses were running very fast

._ Atlar çok hızlı koşuyor(lar)dı. Gibi.

 Sayılamayan (somut) isimler; su, hava, toprak, kum… gibi isimler  çoğul halde kullanılmazlar. Bu yüzden yardımcı fiillerini tekil olarak talep ederler.

 The water was very cold.

 _ Su  çok soğuktu.

   Fakat, sayılamayan bu isimler ‘ iki  bardak su, üç paket margarin,  dört kova kum’ diye bir vasıtayla miktarlanmışsa ve bu miktar birden çok ise bu kez vasıta edilen eşyalar sayılabilir, çoğulları yapılır, böylelikle de yardımsı fiilleri  ifadede çoğul olarak yer alırlar.

 There were two galasses of water on the table.

 _ Masanın üstünde iki bardak su vardı.

 Kollektif isimler,

 Doğal kollektif;  Aile, akraba, orman… gibi isimler ve,

 Yapay kollektif;  Düzine, demet…gibi isimlerdi. Kollektif  adların genel özelliklerinden bahsedildiğinde yardımcı fiili tekil, adın kapsadığı varlıkların her birini ayrı ayrı kastediyorsak yardımcı fiili oğul olarak kullanırız.

 Our team is strong.

_ Bizim takım güçlüdür.

 Our team are running very fast.

_ Bizim takım(dakiler) hızlı koşandırlar. Gibi

 

 Topluluk isimleri,

 İşlevsel yakınlığı olan; ‘mobilya, beyaz eşya, müzevher, bulaşık…’

 Şekil benzerliği olan; ‘basamak, çit, korkuluk…’ gibi isimlerdi.

 Topluluk isimlerinin işlev yakınlığı bulunanlarında, isim birçok varlığı topluca adlandırmasına rağmen yardımcı fiil tekil olarak kullanılır.

 My furniture is new.

_ Benim mobilyam yenidir.

Şekil benzerliği olan topluluk isimleri  ise istenirse sayılabilirler. Sayıldığında ise  sayı birden çok bir sayı ise yardımcı fiiller çoğul olarak kullanılır.

 There are two stairs…

_ Çıkmak için iki basamak var. 

Fakat bu aynı isimler bir çoğulluk bildirmeden (yani çoğul eki almadan) yalın halleriyle kullanılıyorsa yine de yardımcı fiillerini çoğul olarak talep ederler.

 The fence were very dirty._ Çit(ler) çok kirliydiler.

  

 

Özne (subject) nedir? Yapıcı nedir? / DİAE

 

Özne nedir?

 Bir cümlede yüklemle bildirilen hareket veya duruma  muhatap olan, cümlenin üzerine kurulduğu, yüklemle bildirilen hareketin dilsel, ve hem bazen fiziksel yapıcısıdır. 

 Türkçe ile  yol alalım. Mesela ‘yazıyor’ Kim yazıyor? ‘Ali yazıyor’, ‘Ali mektup yazıyor’  Cümlesinde harekete konu unsur  Ali’yi Tabiat içerisinde bir mektubu yazarken hayal edebiliriz. Bir başka örnek;

   Etken ve ettirgen cümlelerde özne?

 ‘Ali yazdırıyor’ Kim yazdırıyor? ‘Ali yazdırıyor’, ‘Ali mektubu yazdırıyor’ Bu cümleyi de hayal edebiliyoruz. Yani, karşımızda bir özne ‘Ali’, bir nesne ve belirtilmeyen biri veya bir şey, vardır. Fakat ‘Ali mektup yazıyor’ örneğinde fiille kastedilen hareketin      ( yazmak hareketinin ) fiziksel olarak yapanının ‘Ali’ olduğunu bilirken. ‘Ali mektubu yazdırıyor’ örneğinde ‘yazmak’ fiiliyle kastedilen hareketin yapanı belirtilmeyen bir başkası veya bir eşya/ alettir. Yani fiildeki hareketin ‘yazmak’ hareketinin yapıcısı başkasıdır. Fakat cümlenin öznesi  yine de Ali’dir.

 Şöyle, ‘Ali’, özne, bu cümlede –dır ile bildirilen hareketin yapıcısıdır aslında.  –Dır/-tür ise bir dil unsuru, hareketi taşımaya yarayan ek birleşmesidir. Örneklerimiz, ‘Ali mektup yazıyor’ ve ‘Ali mektubu yazdırıyor’ idi. Yani ‘yazmak’ ve ‘yaz-d-ır-mak’

 Bir kişi ‘yazdırıyorum’ dediğinde aslında başından ‘dırıyorum/ -türüyorum’  yani  ‘-yapıyorum/ üretiyorum’ demek istemiştir.  Bundan sonra  Ne t-ür-üyorsun?  Dendiğinde, ‘yaz-ıt-ür-üyorum’,  ‘yaz-t-ür-üyorum’  sadece bu fiili ortaya çıkarıyor, ortaya koyuyorum demek istemiştir.

 Yani, Ali, ‘yazıyorum’ dediğinde  elinde bir kalem ile hayal edilirken, ‘yazdırıyorum’ dediğinde elindeki şey ‘yazmak’ fiilinin kendisidir. Ve özne olan Ali, bu yazmak fiilini üretiyor, ortaya koyuyor, yapıyor haldedir. Bu tip durumlarda cümlenin kurucu elemanı özne ‘Ali’ hareketin dilsel yapıcısıdır sadece. Fiille( yazmak fiiliyle ) kastedilen hareketin fiziksel veya tabiat yapıcısı ise bir başkası,  belirtilmeyen bir başkası, bir başka şeydir. 

 Bundan sonra eğer ben ‘yazdırt-tım’ dersem  fiille kastedilen hareketin fiziksel yapıcısını da ifadeye veya cümleye katmak istemişimdir demektir. Bu durumda bu birini veya bir şeyi belirtir. ‘Ben mektubu Veli’ye yaz-d-ır-t-tım.’ derim. Burada da yine –dırt ekiyle  ben sadece hareketin fiziksel olarak yapılması için yer açar, belirttiğim nesneme, fiili edip bırakırım. Bütün bu dilsel taktikler dilin oluşum aşamasındaki mantığıdır. Özne bir cümlede dilsel hareketleri gerçekleştiren  unsurdur. Bu, dilsel hareketler başka, tabiat hareketleri başka şeylerdir demek olur. İşlediğimiz konuda ise dilsel yapıcı ile tabiat yapıcısını ayırt ettik. Ve olaya dil açısından baktığımızdan da cümlenin öznesini dilsel yapıcı olarak kabul ederiz.

 Bunlardan başka, ‘yazdırttırdı’ ve ‘yazdırttırt-tı’ ifadeleri de vardır. İfadeler ise ‘yazdır ettirdi’ ve ‘yazdır ettirtti’ şeklinde açılır.

Buradaki durum ise şöyledir.

 ‘Yazdır ettirdi’ (yazdırttırdı) derken, özne ( Ali ) ‘etme’ hareketini –d-ır veya –t-ür  yapar. Sorusu ise şöyledir. Ne et-türdi?  Ali (özne) ne et-türdi?

 ‘Ali yazdır et-türdi.’ ( yani yazdırttırdı ) ifadede özne ‘yazdır et-’ hareketini –tür ederken hareketi yaz-dır-an bir nesneden bahsetmemiştir.  Bu nesne belirtilecek ise ifadeye bir –t eki ilave edilir. ‘yazdır et-tir-t-ti’ (yazdırttırttı) sorusu ise şöyledir.

 Ali (öznesi) mektubu kime yazdır ettirtti? 

 ‘Ali mektubu Veli’ye yazdır ettirtti.’ ( yani, yazdırttırttı ) Bu durumda ‘Ali’ hareketi yazdır-ması için  Veli’ye edip bırakır. İfadede  ‘Ali mektubu Veliye yaz-dır-ttırt-tı’ cümlesinde yer alan Ali ve Veli unsurları cümlede dilsel yapıcılar olarak bulunur. ‘Yazmak’ fiiliyle kastedilen hareketin tabiat yapıcısı genede belirtilmemiştir. Öznenin (Ali’nin) Veli’ye ettirttiği şey ‘yazdır ’ (yazdırmak) fiilinin kendisidir. Bu durumda Veli de fiille (yazmak fiiliyle) kastedilen hareketin tabiat yapıcısı değildir. Yani dilsel yapıcı olarak amaçlanandır. Fakat cümlede nesne, dolaylı nesne göreviyle yer almıştır. Bu cümlenin öznesi, yapının üzerinde bina edildiği unsur, cümlenin kurucu unsuru olduğu için Ali dir. 

 Aynı durum yani öznenin tabiyat yapıcısı, fiziksel yapıcı olmaması durumu  -l (-il ) ekiyle çekimlenmiş fiillerde de vardır.

  Olgan ve edilgen cümlelerde özne?

 –İl  ekiyle çekimlenmiş fiillerin yüklem olduğu cümlelerde özne fiille kastedilen hareketi (kendine)  –il’er, takar, takınır, iliştirir, çevirir, döndürür.

 Özne + nesne + yüklem

 İp   +  çöz    + ildi

 Şöyle,  ‘İp çöz-ildi.’ (çözüldü) Derken, çöz-meyi kendine taktı, çöz-meyi takındı denmek istenir.  Tersinden bakıldığına ise çözmekle kastedilen hareket ipe ilişti anlamını verir.

Yine,

‘Araba boz-ildi’( bozuldu ),

‘Kazağım sök-ildi’ ( söküldü ) diğer örnekler olsun.

 Bütün bu cümlelerdeki ip, araba, kazak sözcükleri ifadede  –il ile kastedilen hareketin dilsel yapıcısı olarak yer alır.Tabiatta ise hareket  bu varlıklar üzerinde o veya bu  sebepten kendiliğinden oluşmuştur.

 ‘Mektup yaz-ildi’ (yani,  ‘yazıldı’ )  Özne yazmak fiilini kendine taktı, takındı veya tersinden bakıldığında ‘yazmak’ fiili mektuba ilişti, takıldı anlamındadır. Bu örnekte de ‘mektup yaz-ildi’ derken, özne olan mektup –il ile kastedilen hareketi dilsel olarak yapar. Ve mektup bir nesne, hareket meydana getirme özelliği olan bir nesne olmamasına rağmen bir bakıma canlıymış gibi ( ki dilin oluşum aşamasında kurgu bu şekilde işler) bir yapıcı, dilsel bir yapıcı olarak kabul edilir.

 ‘Ali döv-ildi’ (yani ‘dövüldü’) örneğinde de ‘Ali’ hareketi dilsel olarak yapar. Yani, hareketi –il’er. Hareketin (dövmek hareketinin) tabiat yapıcısı ise belirtilmeyen bir başkasıdır. Bu tür cümlelerde bu başkası önemli değil veya bilinmiyordur. Hem zaten cümle bunun için kurulmamıştı. Öne alınan şey Ali’nin dövülmesidir. ‘Ali Veli tarafından dövüldü’ dendiğinde tabiat yapıcısı, fiziksel yapıcı fazladan ifadeye katılmış olur fakat bu önde olan Ali’nin dövülmesi olayını arka planda  tutmaz. Yine de vurgulanmak istenen şey Ali’nin dövülmesi olayıdır.

  Sonuç olarak dil açısından bakıldığında hareketin dilsel yapıcısı başka, tabiat yapıcısı başka şeylerdir. Araştırma alanımız dil olduğundan dilsel yapıcıyı esas alırız. Ve ifadelerde  -il ile kastedilen hareketi yapan unsuru özne, gerçek özne/ gerçekten özne  olarak kabul ederiz.

 Yüklem;    …ildi  (ne ildi?)

 Nesne;  …-(e)ttür-ildi  (ne ettirildi?) 

 Nesne;    …öldürttür-ül  (kim  öldür ettirildi?)

 Özne;    …Sokak köpekleri (nerede öldür ettirildi?)

 Yer tümleci; … sokak ortasında   (….diğer öğeler)

   Sokak köpekleri sokak ortasında öldürttürüldü.

 -il eki –e ve –den halindeki bir sözcüğün yer aldığı ifadelerlede kullanılabilir.

 ‘Masaya dokun-ildi’ (yani, ‘dokunuldu’) Tersinden bakıldığında ‘ilişti’  Ne ilişti? ‘dokun ilişti’, ‘Masaya dokun ilişti/ takıldı/ değdi.’ anlamını verir. Çümleyi döndürürsek, eski bir örnek;

 ‘Tiken tona ildi’ ( Diken pantolona  ildi/ ilişti/ takıldı )

 ‘Dokun ( bir hareket olan dokun fiili ) masaya ildi/ ilişti/ takıldı/ değdi.’ anlamı alınır. Ve ‘dokun’ fiil kökü bir hareket adı olmasına rağmen cümlenin öznesi olur.

 ‘Köpekten kork-ildi’ (yani,’korkuldu’) ifadesinde de cümlenin öznesi ‘kork’ fiil köküdür. Bu cümle ‘Kork ( bir hareket olan kork fiili, bu yana) ildi/ ilişti/ takıldı/ döndü/ değdi.’ diye de döndürülebilir.

 Bütün bunlara bakıldığında özne bir hareket adı, bir fiilde olabilmekte. Öyleyse özne harekete (-il hareketine) konu, fiildeki kişi, şey  veya  harekettir.

Edilgen yapılı cümlelerin yükleminde yer alan fiille kastedilen harekete konu olan kişi zamir/eşya, cümlede özne görevindedir  ve hareketin eyleyenidir.

   Peki, özne nedir? Bir cümlenin yükleminde yer alan fiilde kastedilen hareketin muhatabı, cümlenin kurucu ögesi, yüklemdeki kişi/şey/zamir/konu/durum (subject)’ dur.

 Fail(yapıcı) ise bir cümlede özne görevinde olsun veya olmasın fiille kastedilen hareketi fiziksel olarak icra eden kişi/ hayvan v.s’dir.

 Fail(yapıcı), bir cümlede özne veya nesne olarak görev alabilir.

 ‘Ali, Veli’ye ödevini yaptırttı’ 

…cümlesinde yapmayı tür-edip ortaya koyduğu için cümlenin kurucu ögesi (öznesi) yüklemdeki kişi Ali, fiille kastedilen hareketi zihinde yapıp yargıyı tamamlayan fail (yapıcı) ise dolaylı tümleç görevindeki Veli’dir.

 ‘Ali’ye güven geldi

cümlesinde,  yüklemdeki öge (özne) güven sözcüğü aynı zamanda gelme hareketini yaptığı için cümlenin faili (yapıcısı)‘dir. ‘Ali’ ise bu cümlede -e (datif) halinde nesne  görevindedir.

 Yine, ‘Ali‘ye güven-ildi

cümlesindeki yüklem -il ekleşmesiyle kastedilen harekettir, güven sözcüğü ise Ali‘ye güven geldi cümlesinde olduğu gibi cümlenin öznesi, aynı zamanda yapıcısıdır.

 Çatı ekleriyle birleştirilmiş hareketler birleşik olsada cümlenin yüklemini topluca ifade etmez. Bu türden cümlelerde yüklemi sonuncu ekleşme bildirir.  Yani, Cam kırıldı cümlesinin yüklemi kırıldı değil –il şeklinde ekleşmiş fiildir ve öge bulmada kullanılan sorular bu ekleşmeye sorulur. Cam ne -il’di?_kır –ildi  gibi. Bu durumda da ‘kır’ sözcüğü nesne görevinde bir hareket adı (fiil) olmaktan öteye gitmez.

Bütün bunlardan başka Türkçenin birde –ş ekiyle çekime girmiş fiillerde vardır.

    İşteş fiil (reciprocal verb) öznesi nedir  

 Öncelikle işteş fiiller ne idi?  İşteş fiil, karşılıklı yapılan hareketlerin ifadesinde fiillerin almış olduğu şekildir.

 görmek-göşmek,

  bulmak-buluşmak,

  selamlamak-selamlaşmak gibi.

 İngilizcede bu durum each other zamirleriyle sağlanır.

 Ör: Ali and Veli beat each other

 _Ali ve Veli dövüştüler.   

 Gördüğünüz gibi –ş ekinin kullanılmasıyla işteş fiil elde edilir. Tabi bu arada, her işteş fiil karşılıklı hareketleri ifade etmez. Beraber yapma anlamını da verebilir.   Koşuşmak gibi.

 Yine, işteş fiillerin buraya kadarki örneklerinin fiil köklerine baktığımızda her birinin aslında tek başına gerçekleştirilebilecek fiiller olduklarını görüyoruz.

 Bunlardan başka tek başına gerçekleştirilemeyecek fiiller de vardır.  Barışmak,  tartışmak gibi.    

Ali ve Veli konuyu  tartış

_Ali and Veli discussed  the matter.

 

 İşteş fiilli yapılarda şöyle  bir durumda vardır.

 –ş  eki; 

   Özne, hareketini ya bir başka özneyle karşılıklı veya birlikte yapıcıdır.

Ali ile Veli dövüştü.

 veya bir nesneye karşı yapıcıdır. 

Ali Veli ile dövüştü.

  İfadeyi gördük. Demek ki işteş ifadeli fiillerde hareketler karşılıklı veya birlikte yapılırken cümlelerin özneleri birden çok kişidir.

Ali  ile Veli dövüşlerVeya,

Ali ve Veli ile dövüşler.

   Fakat,

  Ali Veli ile dövüş Örneğinde cümlede ‘Ali’ özne, ‘Veli’ ise  ile (-yle) halinde nesne olarak yer almıştır. Fakat fiille kastedilen hareket yine de karşılıklı yapılmış bir hareketi bildirir.

 Öyleyse Türkçede, karşılıklı veya birlikte yapılan bir hareketin karşılıklı yapıcılarının bulunmasının yanı sıra  tek taraflı bir başlatıcı veye öznesi bulunabilmektedir.

 ‘Ali Veli ile barıştı.’ Kim barıştı?

  ‘Ali barıştı’

 Buradan da özne, hareketin üzerine kurulduğu, harekete konu unsurdur.

 

Bağımlı bağlaçlar

 Bağımlı bağlaçlar (bağlayıcılar) İçerisinde öznesi ve yargı bildiren yüklemi olan bir yan cümleyi bir başka cümleye bağlarken kullanılan bağlaçlar…

Özne, nesne cümlesi bağlaçları;

What,

that,

whether,

who,

if, which v.s sözcüklerdir… Bir kompleks cümlede kim? ne? kimi? neyi? hangisi? sorularına yanıt vererek yan cümleyi ana cümleye bağlarlar…

What ?_ne? soru zamiri bağlaç olarak kullanılırken neyi ki…

who?_kim? soru zamiri bağlaç olarak kullanılırken kimi ki…

which? hangisi soru zamiri_hangisi ki … anlamını verir.

 I know who came_tanıyorum (kimi?) kim ki geldi-geleni,

 He is my father which called me_O babamdı hangisi ki aradı…

 

Yer tümleci bağlaçları

where……………………….

wherever/ no matter where

everywhere/ every place…..

anywhere/ anyplace ……….

 

Zaman tümleci bağlaçları;

when……………………………….

whenever…(her ne zaman).…….

as (just as_tam …-irken)…………..

while ………………………………

during the time………………………

as long as/so long as………………

after ……………………………….

before ……………………………..

now that……………………………

no sooner…than………………….

as soon as………………………..

by the time………………………..

until/till ……………………………

all the time ………………………..

since ………………………………

the minute/moment

 

Amaç tümleci bağlaçları;

so that…………………………..

lest………………………………

 

Şart tümleci bağlaçları;

if……(eğer…-ırsa,-saydı v.s)…

even if………..(-sa bile, -sa da)…

unless…………(if not)………….

provided……….that…………….

in the event that………………….

on condition that…………………

supposing that……………………..

 

Hal tümleci  bağlaçları;

as…………………………………

like………………………………..

as if / as though…………………

on the assumption that………..

so……..that…………………………..

the way (that)……………………

 

Kıyas bağlaçları;

as than………………………………

as+adjective/adverb+as……….

so+adjective/adverb+as………..

 

Zıtlık bağlaçları;

though…………………………..

although…………………………

even though…………………….

even if……………………………

in spite of the fact that…………..

despite the fact that……………..

 

Sebep bağlaçları;

as………………………………..

because…………………………

for…………………………………

since …………………………….

seeing that ……………………

 

Sonuç tümleci bağlaçları;

So/as +adverb+ that ………

Such+adjective+noun that ..

 

 

Sonuç bağlaçları (result conjunctions)

so

_ İn this event you left me so I knew you.

 

therefore (bu yüzden, ondan dolayı),

thereby (dolaysiyle),

thus (nitekim) ,

hence (bundan böyle),

consequently (binanaleyh) resmi

 

as a result (sonuç olarak),

O şöyle oldu bu böyle oldu sonuç olarak, bu işi sen yapmadın mı ?

_ It happened in this way or in that way. As a result, didn’t you do it yourself?

 

finally (sonuç olarak, neticede ),

eventually ( neticede),

at any rate (her neyse),

anyhow (zaten)

 

to sum up (toparlarsak),

Bu konuyla ilgili her şey konuşuldu artık, toparlayacak olsak…

_ Everything about this subject has been talked. To sum up…

 

briefly (özetlersek),

in short (kısaca),

in conclusion (son olarak)

 

 

 

Zıtlık bağlaçları (contrasting conjunctions)

Or

Okuyabilmeli veya yazabilmeli.

_ He must read or write.

 

Either……or

Ya okumalı ya da yazmalı.

_He must either read or write.

 

but

Yazamıyor ama konuşabiliyor

_He can’t write but be can speak.

 

Otherwise

Bu elbise üstüme uymadı/ oturmadı Yoksa, lacivert bana yakışırdı.

_ This jacked doesn’t fit on me. Otherwise, darkblue would suit me.

 

Yet/ still

Konuşamadı, halbuki konuşabiliyordu.

_ He wasn’t able to speak, yet/ still he could speak.

 

however

 

 

to tell the truth (doğrusunu söylersek),

Doğrusunu söylemek gerekirse ben onu sevmiyorum.

_ To tell the truth, I don’t like her.

 

 

actually (gerçek şu ki),

in fact (gerçekte)

as a matter of fact (mesele şurasındaki)

 

on the contrary / in contrary (aksi taktirde),

İngilizcenin zor bir dil olduğunu söylenir. Aksine kolay bir dil.

_English is said to be a difficult language. On the contrary, it is very easy.

 

quite the opposite (tam aksine) 

 

nevertheless (buna rağmen),

Söyledikleri doğru ancak, kabaydı

_ He said was true; nevertheless, it was unkind.

 

nonetheless (herşeye rağmen),

even so (öyle olsabile yine de)

on the other hand (diğer taraftan),

on the one hand (bir taraftan)

 

 

Birleştirici bağlaçlar

and

Okuyabiliyor ve yazabiliyor.

_He can read and write.

 

both….and

Hem okuyabiliyor hem de yazabiliyor.

_He can both read and write.

 

neither…nor

Ne okuyabiliyor ne de yazabiliyor.

_ He can neither read nor write.

 

not only.. but (also)

Sadece okuyamıyor yazamıyor da.

_He can’t only read but(also) write.

 

whether……or  -sekte……..-mesekte

Okusa da yazsa da fark etmez.

_ İt doesn’t matter whether he can writeor read.

 

morever (dahası) çok resmi,

Ofiste çok işim var ayrıca, eşime ona yardım edeceğime dair söz verdim.

_ I’ve a lot to do at the office. Morever, I’ve promissed that I’ll help my wife.

 

furthermore (ayrıca) resmi,

 

İn addition (buna ek olarak),

on top of that (üstelik)

 

along with (bununla beraber),

O çok güzel gitar çalar bununla birlikte güzel de şarkı söyler

_He plays the guitar well; along with this, he can sing a song welI, too.

 

in any case (her halükarda),

besides (bunun yanısıra),

what is more (öte yandan),

also (hemde)

 

certainly (kesinlikle),

İyi bir fikir. Kuşkusuz bunu düşüneceğim

_İt is a very good idea. Certainly, I’ll think about it.

 

granted (diyelim ki),

by the way (bu arada),

incidentally (laf arasında)

in the same way (bir başka ifadeyle)

 

similarly (benzer şekilde),

O bunu yababildi, aynı şekilde sende bunu kolayca başarabilirsin.

_ He was able to do it very easily. Similiarly, you can achieve it easily too.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bağımsız bağlaçlar

Sözcükleri, ve paragrafları birbirine bağlayan bağlaçlara denir.

Birleştirici bağlaçlar;

and

both….and

neither…nor

not only.. but (also)

whether……or_  –sekte……..-mesekte

morever_ dahası (çok resmi)

furthermore_ ayrıca (resmi)

İn addition _ buna ek olarak

on top of that_ üstelik

along with_ bununla beraber

in any case_ her halükarda

besides_ bunun yanı sıra

what is more_ öte yandan

also_ hemde

certainly_ kesinlikle

granted_ diyelim ki

by the way _ bu arada

incidentally _ laf arasında

 

Zıtlık bağlaları (contrasting conjunctions)

Or

Either……or

but

Otherwise

Yet/still

however

to tell the truth_ doğrusunu söylersek

actually_ gerçek şu ki

in fact_ gerçekte

as a matter of fact_ mesele şurasındaki

on the contrary/ in contrary _aksi taktirde

quite the opposite_tam aksine

nevertheless_ buna rağmen

nonetheless_ herşeye rağmen

even so _öyle olsabile yine de

 

Sebep bağlaçları (reason conjunctions)

For_

bacause_

Owing to (the fact that)_ bu yüzden_ bunun sayesinde, bu sebeptendir ki

Due to (the fact that)_ bu yüzden (bu gerekçeden dolayı)

On acount of (the fact that)_ bu yüzden (bu hesapla,bu düşünceye dayanarak)

Sonuç bağlaçları (result conjunctions)

so

therefore_ bu yüzden, ondan dolayı

thereby _ dolaysiyle

thus_ nitekim

hence_ bundan böyle

consequently _ binanaleyh (resmi)

as a result _sonuç olarak

finally_sonuç olarak, neticede 

eventually _ neticede

at any rate_her neyse

anyhow_ zaten

to sum up_ toparlarsak

briefly_özetlersek

in short _kısaca

in conclusion _ son olarak